Ahırımızın kapısı - Sex hikayeleri

Ben kimmiyim! Ne önemi var! Nerede yaşıyorum! belki bunlar benim için önemli değil ama okuyan kimsenin hayellerini betimlemesi için önemli detaylar.
Tabiki kim oldğumu nerede yaşadığımı söylemiyeceğim. Sadece rumuz ile bunu anlatmak biraz da kendimden bahsetmek yeterli olacaktır. Uzun boylu sayılmam gözlerimde renkli değil, vücüdum buğday tenli diye tabir edilen, beyaza yakın bir renktir.
İçimde hep saygılı ve sevgili kibar bir koca vardı. Ama hayat insana her zaman istediklerini vermiyor. Evlendiğimde bir adamı çok seviyordum. Evet o bana göre bir adamdı ben ise çocuk sayılacak bir yaşta. Onu her gördüğümde kalbim yerinden çıkacak gibi atar elim ayağıma dolaşırdı. Köydeki coğu kızın da hayallerini süslediğine emindim.  Tabi ki sevdam mutlu son ile bitmedi.
Evlendiğim adam benden 8 yaş büyük bırakın saygıyı saygının s bile onda yoktu. Beni evdeki işleri yapacak o  üstü sigara kokan çekitini omuzlarından alacak, ona göre işler ters gittiğinde bağırıp çağırıp benim üstümde deşarz olacak kişiydim. Sevmek sevilmek haramdı bana.
Yatağa girdğimizde o pis kokulu adam üstüme çıkar kendi işini bitirene kadar bir hayvanmışım gibi sanki bir et parçasından ibaretmişim gibi becerirdi beni ve arkasını döner uyurdu.
Bir süre sonra bu artık çekilmez hale gelmişdi. Bende zevk almak istiyordum bu benimde hakkımdı.
Benden yaşca daha küçük biri olmasına rağmen bakışları ve hareketleri o kadar olgundu ki komşumuzun şehirde okuyan o paslaklı selim gitmiş ve yerine bakışları sanki içimi delen yürüdü mü endamından ve kokusundan beni benden alan Selim gelmişti yerine. Yaz ayıydı. Ben penceremi açmış başıma attığım başörtüm şalvarım ve üstümdeki bloz ile sanki bu dünyaya çalışma gelmiş bir insan edasında temizlik yaparken birden komşumuzun evindeki pencereye gözüm takıldı. Selim beni seyrediyordu orada durmuş. Çok utandım yüzümün kızardığını görmesem de bunu hissedebiliyordum. Birden gözlerimi kaçırıp perdeyi çekip arkamı döndüğümde kalbim sanki yerinden çıkacaktı. İçimde birşeyler kıpırdamış ve şalvarımın içinde kadınlığım sanki kalbimle aynı ritmi verip zongluyordu. Daha önce kocamın olmadğı zamanlarda yaptığım gibi banyoma gittim. Bir yandan gögüslerimi okuşuyor diğer yandan Selimi düşünerek parmağımı içime sokuyordum.  Çok zevk alıyordum. Kendimi tatmin etmem an meselsiydi kikırılacak gibi kapının sesini duydum ve birden irkilip hemen üstümü düzeltip kapıya koştum.
"Nerdesin sen kız!" dedi hayatın bana verdiği soğuk, saygıyısız ve kaba insan. Bu kocamdı.
"Yüzün niye kırmızı senin?" diye devam etti. aklıma ilk gelen yalanı söylemek zorunda kaldım çünkü gerçekleri ona söylemezdim.
"Temizlik yapıyorum tüm gün ve terledim " dedim. Tamam al şunları diyerek elindeki poşetleri bana uzatıp kokmuş üstü ve insanlıktan nasibini almamış tavırlarla homurdanarak tuvalete doğru yöneldi.
Sıradan bir gün daha sıradan olmayan olaylar ile bitmişdi.
Yine bir yaz günü onu penceremde beni izlerken gördüğüm günden on gün kadar geçmişdi. Selim bahçelerinde toprağın bir bölümü kazmak ile meşgulken bende bahçemizde domatesleri toplamak için inmişdim. Bir süre bakışdığımız hatırlıyorum. Sanki o utangaç kişi gitmişdi. Artık dayanmıyordum benimde zevk almaya ve sevilmeye hakıkım vardı diye düşündüğümden gözlerimi ondan ayırmadım. Çitin oraya yaklaşarak "merhaba kolay gelsin" dedi. "Sağol"  diye yanıt verdim. Havadan sudan konular açıyor ben ise kaçamak gözlerle arada bir ona bakıp kısa  cümleler ile  yanıt veriyordum. Bir süre bu şekilde devam ettik den sonra " Biraz yumurta verirmisin bizim tavuklarda yok nedense bugun " dedi. Bende tamam dedim ve ahıra doğru yöneldim. Hayvanlarımız ve tavuklarımız aynı yerde evimizin altındaki ahırda kalıyordu. İçeri girdim kapısını açarak. içerde eşeğimiz ve bir kaç tavuk vardı. yumurtaları almak için ilerlediğimde kapının tekrar gıcırdadığını duyduğumdan birden irkilip arkama baktım. Selimde gelmişti. Neden geldin  ben getirecektim dediğimde "olsun yardım edeyim" dedi ve yaklaştı. Kalbim hızla çarpmaya başladığında uzandığım yumurtaya Selim'in o uzun parmaklı eli de uzanmış ve parmakları elime deydiğin de kafamı çevirip ona bakmıştım. Biden elini çekip beni belimden kavradı ve kendine doğru çekti. Kendimi geriye doğru çekmek istedim ama çok güçlüydü. Dur kocam heran gelebilir dememe izin vermeden beni öpmeye başladı. Karşılık vermemeye çalışmak nafileydi. Bir süre sonra ellerini indirdiği kalçamdan elini çekmeye çalışsamda daha da kuvvetti kavrayıp beni duvara yasladı. O kadar ateşli öpüyordu ki daha hiç birşey olmadan boşalacaktım neredeyse. İlk kez bu hazı tadıyordum. Kalçamdan çektiği elini diğeri ile yanyana getirp şalvarımı indirmeye başladı. Artık dur diyemeyecek kadar arzu doluydum. Beni yere yatırp içime girdiğinde zevkten ölecektim adeta. Sert sert beceriyor ve durmuyordu. Sesim çıkmasın diye de elini ağzıma götürüp dudaklarımı kapattı. Her darbesi sanki daha derine giriyor ve beni öldürüyordu. Elini ağzımdan çekip içime boşalma dedim. bir süre daha becerdikten sonra beni, aletini cıkartıp yere doğru boşaldı. Hemen üstümüzü toparlayıp önce etrafı kolaçan edip ben çıktım daha sonra ise selime çıkmasını söyledim Hiç birşey olmamış gibi domatesleri toplayıp eve çıkarttım ama hala zevkten ölüyordum.
Yaz bitene kadar kaç kez seviştik bilmiyorum. Artık kocam her içime girdiğinde selimi hayal ediyor ve boşalıyordum.

Yorum Gönder

0 Yorumlar