Ben yürümeye doğru yola çıktım ama kadın kafamda kalmıştı. Yine her günkü gibi 1,5-2 saat yürüdüm ve eve geldim. Ben artık kendi tarafımızdan değil, diğer taraftan çıkmaya başlamıştım her gün. Belki tekrar bir yer görürüm diye ama görmek yakın zamanda mümkün olmalı. Bir gün eve doğru gelip girmeme, apartmana girmeme ramak kalmıştı ki kapının hemen yanındaki dairede yaşadığını balkona çıktığından dolayı gördüm. O tarafa da baktım, hafif bir tebessümle kafamı salladım. Kendisi de bana karşılık verip o da merhaba der gibi kafasını salladı, ben de evime girdim. Zaman zaman balkona çıkıp sigara içmek istediğinde balkonumuz altındaki çocuk parkında insanlar da oturduğundan dolayı oraya doğru dalar giderdim sigara içerken. Bir süre sonra parkta o kadını görmeye başladım. Etrafımda çok fazla ev veren her gün başka insanlar, erkekler oluyordu. Daha sonra öğrendim ki kendisi dulmuş ve bir çocuğu varmış, 9-10 yaşlarında.
Ben fazla girişken bir insan değilim ama onu zaman zaman gördüğümde selam verip geçerdim. Hatta bir gün pastaneden kurabiye almıştım, kendisi de balkondaymış. Kendisine uzattım. İlkinde almak istemedi, sonra "Buyurun, oğlunuza da verirsiniz." dedim. Kendisiyle bu sayede birazcık daha yakınlaşma oldu.
Yazın ben erken yatan bir insan değilim. Yazın gene sigara içmek için gece üçte, dörtte balkona geldiğim zamanlardan birinde kendisini arabadan inerken gördüm ve bu çok çok uzun zaman bu şekilde devam etti. Her gördüğümde farklı bir arabadan iniyordu. Üstünde mini etek, daha doğrusu altında mini etek, üstünde de dar bir giysi. Ailem yazın başka şehirdeki evimize gider, ben ise orayı sevmediğimden dolayı evde kalırım.
Gene bir yaz döneminde kendileri gittiler, bense evde yalnız kaldım. Yine yürüdüğüm bir gün sonrasında apartmana girdim. Girişte kendisi de kapıdaymış. Apartman yöneticisi bizim evin karşısında oturduğundan dolayı kendisinin telefon numarasını istedi benden. Ben de bilmediğimi söyledim. Dedi ki: "O zaman bu benim telefon numaram, kendisine verir misin?" Tabii diyerek aldım. Sanırım bunu birisi rahatsız ediyormuş, ziline basıyormuş. Kameradan onu görmek için kamerayı nasıl kullanacağını yöneticiye sormak için istemiş. Her neyse, orası beni ilgilendirmez. Ben olaya döneyim. Bir gün balkonda otururken bir mesaj geldi: "Yöneticiye numaramı verdiniz mi?" diye. Mesajla başladı, ondan sonra konuşma birazcık daha sıcak mesajlarla devam etti. Kendisine kahveyi sevip sevmediğini sordum. "Eğer seviyorsanız buyurun gelin, ben üçüncü kattayım." dedikten sonra "Şu an değil ama belki 1 saat sonra gelebilirim." dedi. Ben heyecanlanmıştım. Maksat kahve falan değildi, çok da sevmem zaten. İlk aklıma gelen o olduğu için öyle söyledim. Bir kadına "Gel de kola içelim." denilmez ki. Her neyse, 1 saat geçtikten sonra zilimin çaldığını duydum ve gittim kapıyı açtım. Gelen oydu.
Hoş geldiniz diyerek kendisini balkona davet ettim, kahveleri yaptım ve sohbet etmeye başladık. Oradan buradan derken yazı olduğundan dolayı yine taytını giymişti. Ben niyetimin tamamen belli olmaması adına o konuşurken gözlerimi gözlerinden ayırmıyordum. O gözlerini ne zaman benden çekerse taytın vücuduna yapışmış haldeyken gözüm ön tarafına kayıyordu. Zaman zaman bacak bacak üstüne attığı durumdan sıyrılıp koltuğa normal şekilde oturuyordu. Bunu ilk yaptığı zaman krem rengi taytının alt tarafına yapıştığını gördüğümde kalbim yerinden çıkacak gibiydi çünkü muhteşem görünüyordu. Ben gene niyetimi belli etmemek adına oraya çok sık bakmıyordum. Ama nereye kadar? Bir kere dalıp oraya bakarken gözlerime baktığını gördüm ve utanmış şekilde hemen gözlerimi kaçırdım. O ise hiçbir şey olmamış gibi konuşmasına devam ediyordu. Bir süre daha konuştuktan sonra benim artık gitmem lazım diyerek kapıya doğru yöneldiğinde kalçalarını görmeniz gerekiyordu. Büyük kalçaları vücuduna o kadar yakışmıştı ki dayanmak mümkün değildi. Ben utangaçlığımı, çekingenliğimi bir kenara atar gibi 5-10 adım sonra sanki onun önüne geçip kapıyı açmak niyetiyle hızlanmış gibi yanına geldim. Tam yanından geçerken sanki ayağım yanlışlıkla bacağına takılmış gibi dizimi önüne uzattığımda düşecek gibi oldu. Hemen ben ise tuttum kendisini.
Belinden yapışmıştım bütün çekingenliğimi bir kenara atarak güzel dudaklarına yapıştı dudaklarım. Bir süre tedirgin şekilde öpüştükten sonra herhangi bir tepkinin gelmediğini görünce ellerimin Bir tanesini beline diğerine kalçasına götürdüm. Kalçası çok güzeldi bunu yazarken bile şu an, sanki o durumdaymışım gibi hissedebiliyorum. Yavaş yavaş geri geri giderek odama girdik. Yatağıma doğru geldiğimi ayak topuklarımın yatağa çarpması ile anladım.
Yatağa sırtüstü yatıp onu da üstüme çektim. Öpüşürken bir yandan da üstünü çıkarttım. O koca göğüslerini ellerimle kavrayıp uçlarını dudaklarıma götürdüm. Altı hala taytı ile duruyordu göğüslerini yalarken kalçalarından ellerimi çekip Taytını indirmeye başladım. Sonrasında onu sırtüstü yatırıp Taytını tamamen çıkarttıktan sonra kendim de bir çırpıda üstündeki tişörtümü çıkartıp eşofmanımı sıyırdım. İçine girdiğimde ıslandığını anladım. Her darbede öylesine ses çıkıyordu ki çok fazla zevk aldığımı anlayabiliyordum bu durumda. Bir süre gidip geldikten sonra nefes alması hızlandığını gördüğümde boşalmaya yakın olduğunu hissettim. Ben de fazla dayanamayacaktım. Bu durumun daha uzun süre olmasını istediğim için çıkartıp bir süre sadece o güzel dudaklarını öptüm. Ben öpüyordum ama o hadi hadi diyerek kalçamdan tutup içine girmemi istiyordu. Ben her ne kadar girmek istemesem de buna kendimi mecbur hissettim. Ama bu sefer onu yüzüstü yatırıp o muhteşem kalçalarını üstüne abanıp sert darbelerle içine girip çıktım. Bir süre sonra sarsılarak boşaldı ben ise 5, 10 saniye daha devam ettim ama ben de dayanamayacaktım ki öyle oldu. Çıkartıp sırtına doğru bir hayvan gibi ses çıkartarak boşaldım. Hemen bir selpak getirip üstünü temizledikten sonra hadi dedim bir kahve daha içelim gülümseyerek. Kendisi ise hafif bir tebessümle bunu yapamayacağını evine gitmesi gerektiğini söyledi.
Apartmanda kimse görmesin bilmesin diye delikten bakıp ses yokken ortam müsaitken çıktı ve evine gitti. Zaman zaman bu şekilde evime geldi. Ama her seferinde sanki seviye atlar gibi daha sert daha içten daha şehvetli şekilde seviştik.
Anlatacaklarım bu kadar daha önce hiçbir yere başımdan geçen bu olayı anlatmamıştım. Zaten diğer seks hikayeleri de çok nadir de olsa olsa okurum onlar sanki daha çok hikaye değilde yani başından geçen olaylar değilde fantezi tadında.
Belki çoğu öyle değil ama %90 öyle gibi geliyor bana. Dediğim gibi ben bu siteyi sevdiğim için çok uzun zamandan beri de takip ettiğim için Sexonya sitesine Göndermek istedim. Kendilerine teşekkür ediyorum muhtemelen yayınlayacaklardır.
Belki bu kadınla başımızdan geçen diğer olayları da eğer ki bu anlattığım sevilirse onları da yazarım.
Kalın sağlıcakla.
Hikayeyi yollayan ve adını vermek istemeyen ki bizde söyleyecek değiliz arkadaşa sonsuz teşekkürler.
0 Yorumlar