"Buyur Cem?" dedim. Cem beni karşısında bornozla görünce donup kalmıştı. Şaşkınlığını atınca da, "Seda abla, ben şey için geldim... beni Dilara abla gönderdi... perde için..." dedi. "Ha, evet!" deyip içeri davet ettim. Yatak odasındaki perdenin birkaç korniş düğmesi hep çıkıyordu, kocama defalarca söylediğim halde ilgilenmemişti. Bunu Dilara ile de paylaşmıştım...
Dilara benden bugün Cem'le sikişmemi bekliyordu. Ama ne yapacağımı, nereden başlayacağımı, nasıl başlayacağımı hiç bilmiyordum. Oysa Hakan'la sikişmemizde benim bir şey yapmama gerek kalmamış, Hakan bana adeta saldırmıştı. Fakat Cem, Hakan gibi fırlama biri değildi, aksine biraz utangaç birine benziyordu. Cem ile salona geçtik. "Kola içer misin Cem?" dedim. Utanarak, "Olur..." dedi. Mutfaktan kolayı doldurup getirdim. Karşısına oturdum. Cem kolasını içerken göz ucu ile bana bakıyordu. Her halinden heyecanlı olduğu belliydi, ama doğrusu ben ondan daha çok heycanlıydım.
Kolası bitince, "Hangi perde takılacaktı Seda abla?" dedi. "Yatak odasındaki perde, yerinden çıkmış!" dedim. Evde merdiven olmadığı için bir sandalye alıp yatak odasına geçtik. Cem sandalyeyi koyup üzerine çıktı, fakat uzandığı halde kornişe zor yetişiyordu. Dengesini kaybedip düşmesin diye ben de yan tarafından iki elimle bacağını tutuyordum. Kafam belinin seviyesinde kaldığı için önündeki uyanmayı görebiliyordum, üstelik önündeki kabarıklık gittikçe büyüyordu. Önüne dokunmak istiyordum, ama kaç kez niyetlendiysem de dokunacak cesareti bulamadım.
Cem perdeyi takma işini bitirip, "Tamam Seda abla!" dedi. Acilen birşeyler yapmam gerekliydi, ya değilse Cem gidecekti ve Dilara'ya karşı mahçup olacaktım. Cem sandalyeden indiğinde, "Teşekkür ederim canım!" deyip sarıldım ve yanağından öptüm. Cem kızardı bozardı. Utancından kafasını öne eğmiş, yere bakıyordu. Yatağın kenarına oturdum ve Cem'e de yanıma oturmasını söyledim. Cem oturunca, "Dilara ablan sana başka bir şey söyledi mi?" diye sordum. "Yok, sadece perdeyi söyledi..." dedi. "Başka konuda konuşmadınız mı?" dedim, "Yok, konuşmadık..." dedi. Anlaşılan Cem, Dilara'nın kendisini buraya göndermesindeki asıl sebebi bilmiyordu.
Birkaç saniye sessizlikten sonra tüm cesaretimi toplayıp, "Beni sikmek istediğini biliyorum!" dedim. Elimi önüne attım ve pantolonunun üstünden sikini avuçladım. Cem yine kızarmıştı, hiç sesi çıkmıyordu, herhangi bir tepki de vermiyordu. Uzanıp dudaklarından öptüm ve "Merak etme, annenlere falan söylemem! Her şey aramızda kalacak!" dedim. Yeniden öptüm dudaklarını. Yine tepki vermeyince bozulmuştum, "Neyin var Cem, beni sikmek istemiyor musun?" diye sordum.
Cem sonunda ağzındaki baklayı çıkardı ve utana sıkıla, "Çok istiyorum Seda abla, ama... şey... nasıl desem... ben daha Milli olmadım..." dedi. Şaşırmıştım, "Ee, Dilara ablan duymuş, Hakan'la birbirinize okuldan kızları nasıl siktiğinizi anlatıyormuşsunuz?" dedim. Cem de mahçup bir şekilde, "Hakan'ın siktikleri doğru da, benim daha kız arkadaşım bile olmadı. Hakan övünerek anlatınca, ben de ezik gibi görünmemek için öylesine uydurdum... Bu konuştuklarımızı Hakan'a anlatmazsın değil mi Seda abla?" dedi. Meselenin bu olduğunu öğrenince rahatlamıştım, "Merak etme canım, anlatmam!" dedim ve yeniden dudaklarından öptüm. Bu sefer acemice, fakat şehvetle karşılık verdi. Cem'le işim zordu, öpüşmeyi dahi bilmiyordu...
Kendine güven duyması için elimden geleni yapıyordum. Utangaçlığını üzerinden biraz atsın diye 10 dakika falan öpüştük. Sonra bornozumun üst kısmını açıp çıplak göğüslerimi sundum. İlk defa bir kadının çıplak göğüslerini görüyordu. Önce ürkekçe elledi göğüslerime, alışınca da okşamaya, yoğurmaya başladı. "Göğüslerimi öp, yala, em!" dediğimde de yumuldu göğüslerime. Cem göğüslerimi emerken, ben de onu motive etmek için, zevk aldığımı ve hoşuma gittiğini belli eden inlemeler çıkarıyordum...
Utangaçlığını yavaş yavaş atıyordu galiba, göğüslerimi uzunca emip yaladıktan sonra aşağılara indi, dili göbeğimin etrafında geziniyordu. Bornozumun önünü tamamen açtım. Amımı gören Cem heyecanla, "Yalayabilir miyim Seda abla?" diye sordu. "Tabii ki, istediğin gibi yala canım!" dedim, bornozumu çıkarıp yatağa sırtüstü uzandım ve bacaklarımı araladım. Cem'in ilk defa bir am gördüğü hemen belli oluyordu, aç kurt gibi saldırdı. Amımı öpüyor, yalıyor, amımın dudaklarını emiyor, dilini amımın içine sokuyordu. Dilara'nın bulduğu tecrübeli erkekler gibi yalayamasa da, çok zevk alıyordum ve inlemelerimle bunu belli ediyordum...
Cem hiç bıkmadan ve ara vermeden amımı yalarken onu durdurdum ve parmağımla klitorisimi okşayıp, "Cem, hayatım, burayı da yala! Kadınlar en çok buradan zevk alır!" dedim. Cem de, "Tamam Seda abla!" diyerek klitorisime yumuldu. Klitorisimi emerken, aynı anda da amımı parmaklamasını istedim. Artık sadece onu motive etmek için değil, aldığım müthiş zevkten inliyor ve kıvranıyordum. Orgazm olurken çırpınışlarımı gören Cem telaşlanmıştı, yalamayı ve parmaklamayı bırakıp, "Ne oldu Seda abla, yanlış bir şey mi yaptım?" diye sordu. "Yok hayatım, doğru yaptın, Seda ablanı orgazm ettin!" deyip doğruldum ve dudaklarına kocaman bir teşekkür öpücüğü kondurdum.
Sonra da ben onun tişörtünü ve pantolonunu çıkardım. Boxer ile kalmıştı. Onu da çıkardığımda, orta boyda, ama oldukça kalın bir sikle karşılaştım. Elime alıp okşadığımda, Cem sikinin boyundan utandığından olsa gerek, "Sence de biraz küçük değil mi Seda abla?" diye sordu. Dilara'nın kolleksiyonundaki erkeklerin sikleri şüphesiz çok daha büyüktü, ama Cem'in moralini bozmak istemiyordum, "Küçük falan değil, hatta kocamınkinden biraz daha büyük! Üstelik oldukça da kalın!" dedim. Ağzıma alıp emmeye başladım. Aradan 5 saniye geçmeden Cem kendini tutamadı ve inleyerek ağzımın içine boşaldı. Erken boşaldığı için hem utanmış, hem de üzülmüştü. Ona, gerdek gecemizde, kocamın da ilk seferinde çok çabuk boşaldığını ve bunun heyecandan kaynaklandığını, gayet normal bir durum olduğunu anlattım.
Ağzımı yıkamaya giderken salondaki telefonum öttü. Baktım, Dilara'dan mesaj gelmişti, "Sikişirken video çekmeyi unutma kız!" yazıyordu. Ağzımı yıkadıktan sonra telefonumu da alıp yatak odasına döndüm. Yatakta Cem'le uzanmış öpüşüp elleşirken sikinin yeniden sertleştiğini hissettim. Ağzıma alıp biraz ıslattım. Sonra, "Hadi gel, şimdi seni Milli edelim!" deyip bacaklarımı araladım. Bacak arama yanaştı. Sikini bir türlü amımın deliğine denk getiremiyordu. Elimi sikine atıp başını deliğimin ağzına yerleştirdim. Gerisini Cem halletti. Dibine kadar girince de, "Oohhh!" diye inledi. Ben de onu motive etmek için, "Ohhh, amımı doldurdu sikin, hiç de küçük falan değil! Hadi Cem, şimdi sik beni!" dedim.
Cem başladı gidip gelmeye. 10 dakikadır o pozisyonda sikiyordu. "Cem, hayatım, pozisyon değiştirelim mi?" diye sordum. "Değiştirelim Seda abla!" deyip içimden çıktı. Ben de dört ayak pozisyonunda arkamı ona döndüm. Cem belimi iki eliyle tutup arkama yanaştı. Bu sefer benim yardımıma ihtiyaç olmadan sikini amıma soktu ve beni sikmeye başladı. Bu iş benim çok hoşuma gitmişti, yavaşlamasını veya hızlanmasını hep ben söylüyordum, Cem de beni benim istediğim gibi sikiyordu. Şu ana kadar sikiştiğim erkeklerin hepsi beni kendi zevklerine göre sikerken ve neyi nasıl yapmamı söylerken, şimdi her şey benim istediğim gibi oluyordu...
Telefonumu verip, "Beni sikerken kısa bir video çekebilir misin hayatım?" dediğimde, Cem telaşla, "Niye, ne yapacaksın o videoyu?" diye sordu. "Dilara ablana göstereceğim, o da seninle sikişmek istiyor!" dedim. Cem buna sevinmişti, video çekerek beni bir süre sikti. Ben ikinci orgazmımı olduktan sonra Cem'e iyice hızlanmasını söyledim. Cem elinden telefonu bırakıp, beni var gücüyle sikti ve çok geçmeden de hırlamaya başladı. Sanırım boşalacaktı. "İçime boşal canım!" deyince de döllerini içime fışkırttı. İkimiz de yorulmuştuk, ben yatağa yapışınca Cem de sikini çıkarmadan üstüme yığıldı...
İkimiz de çok mutluyduk, Cem Milli olduğu için, ben de onun ilki olduğum için :)
Cem'le sikişmiş, onu Milli etmiştim ve nedense bundan dolayı içimde hiç suçluluk veya pişmanlık duygusu yoktu. Aksine bu yaptığımdan gurur bile duyuyordum. Hem şerefsiz kocamı bu sefer kendi yatağımızda aldatarak intikam almıştım. Bunun bana verdiği hazzı kelimelerle tarif etmek mümkün değildi. Ayrıca Cem'le sikiştikten sonra benim de kendime güvenim artmıştı.
Benden birkaç gün sonra Cem'in tadına Dilara da bakmıştı. Tabii Cem'le sikişmemiz bir seferle kalmadı, ilerleyen günlerde sikişmeye devam ettik. Cem, Dilara'yla ve benle sikişe sikişe artık acemiliğini de attı, utangaçlığını da. Hemen hemen hergün, "Manavdan, marketten bir şey lazım mı Seda abla?" diye sormak için kapımı çalıyor, siparişlerimi getirdikten sonra da mutfakta beni çabucak sikiyordu. Komşulardan şüphelenen olmasın diye fazla oyalanmıyorduk. Bu birkaç dakikalık sikişlerde vakit kazanmak için, evde artık eşofmanımın veya eteğimin altına külot giymiyordum. Siparişleri mutfağa koyduktan sonra beni hemen tezgaha domaltıyor, o gün etek giymişsem eteğimi kaldırıp, eşofmanlaysam eşofmanımı indirip amıma geçirdiği gibi sikip gidiyordu...
Artık yaz gelmiş, havalar iyice ısınmış, tatil dönemi başlamıştı. Dilara her sene yaptığı gibi kısa süreliğine memleketine gitti. Ben de çalışan kocama söyleyip, çocuğumu alıp, annemle birlikte annemin Tekirdağ'daki yazlığına gittim. Orada eski mahallemden çocukluk arkadaşım Güllü'nün de yazlığı vardı ve o da çocukları ile gelmişti. Çocuklar yaşıttı, sadece onun 17 yaşında olan oğlu Gökhan yoktu. Çocuklar oyun oynamaktan, ben de Güllü ile hasret gidermekten oldukça mutluyduk. Arada bir hep birlikte denize iniyorduk...
Birkaç gün sonra Gökhan da geldi, babası hastalanmış, Güllü de ona bakmaya İstanbul'a giderken çocukları bana emanet etmişti. Gökhan büyümüş, genç delikanlı olmuştu. Beni süzerken kaçamak bakışlarını yakalamış ve heyecanlanmıştım. Önce Hakan, sonra Cem ve bu da genç nesilden idi. Kafamda acabalar, belkiler dolaşmaya başlamıştı bile. Akşam herkes yatmaya gidince ben de banyo yaptım, Bikini bölgemi pırıl pırıl yaptım.
Ertesi gün hava oldukça sıcaktı. Çocuklar denize girmek istedi. Hep birlikte sahile indik. Çocukları Gökhan'la denize yolladım. Ben de biraz güneşlenmek üzere şezlonga uzandım. Bir süre sonra çocuklar çıkıp geldiler, "Üşüdük, gidelim!" diye tutturdular. Annem de, "Kızım sen gir suya, ben götüreyim çocukları eve!" dedi. Bu iyi fikirdi, henüz denize girmeyen bir ben kalmıştım. Gökhan da suda idi.
Annem çocuklarla gidince ben de denize girdim. Haftaiçi de olduğundan denizde pek kimse yoktu, sadece uzaklarda birkaç kişi vardı. Gökhan'ı bulup yanına gittim. Fit bir çocuktu. Ara ara beni süzüyordu yine. Ben de hoşuma gittiğini belirten espriler yapıyordum. Suya dalıp çıkıyor, ikimiz de eğlence istiyorduk. Bir ara Gökhan suya dalıp kayboldu. Birkaç saniye sonra bacak aramdan kafasını daldırıp beni omzuna almıştı. Amım ensesindeydi. Gökhan suyun içinde o halde sağa sola yürürken, amım ensesine sürtünüyor ve bikinime rağmen içim bir tuhaf oluyordu. Ne yazık ki orgazm olmak için yeterli değildi bu temas, hem zaten az sonra da beni suya attı Gökhan.
Suda biraz daha eğlendikten sonra çıktık. Sadece ben değildim sudaki oynaşmamızdan etkilenen, mayosunun önündeki kabarıklıktan Gökhan'ın da etkilendiği belli oluyordu. Kurulanıp, güneş yağı sürünüp şezlonglara uzandık. Ben güneş gözlüğümü taktım, camları siyah olduğu için rahatça Gökhan'ın vücudunu inceleyebiliyordum. Biraz öyle güneşlendikten sonra yüz üstü yattım, sırtım da güneşlensin diye. Göremiyordum, ama Gökhan'ın bakışlarının şimdi götüme odaklandığından emindim...
Gökhan, "Seda teyze, sırtına güneş yağı süreyim mi?" deyince hiç ikiletemedim, "Çok iyi olur canım!" dedim. Kalkıp geldi, benim yattığım şezlongun kenarına oturdu ve sırtıma sürmeye başladı. Fakat güneş yağı mı sürüyordu, masaj mı yapıyordu, yoksa vücudumu mu mıncıklıyordu belli değildi. Sırtımdan sonra bacaklarıma sürmeye geçince bacaklarımı biraz araladım. Elleri şimdi bacaklarımın iç kısımlarından yukarılara çıkmıştı, amımın etrafında geziniyor, fakat tepki vereceğim korkusundan olsa gerek amıma dokunmaya cesaret edemiyordu. Çıldırtmıştı beni.
Kafamı kaldırıp etrafa baktım kimse var mı diye, kimse yoktu. "Bir saniye canım, buralara da sür!" deyip bikinimin altını aşağı sıyırdım ve Gökhan'ın elini tutup popomun üstüne koydum. Gökhan bunu hiç beklemiyordu, kısa bir duraksamadan sonra götümün yanaklarını yoğurmaya başladı. Ben zevk aldığımı belli etmek ve Gökhan'ı cesaretlendirmek için, "Mmmhhh!" diye sesler çıkarıyordum. Artık güneş yağı sürme bahanesine gerek kalmamıştı ve böyle bir heyecanı ikimiz de istiyorduk.
Parmakları göt deliğimin etrafında biraz gezindikten sonra aşağıya kaydı ve amımın dudaklarını okşadı. Az sonra da iki parmağını amımın içine daldırdı ve parmaklarıyla sikmeye başladı. Ben bu sefer, "Mmmhhhh, çok güzel, devam et canım, durma!" diye inleyip popomu hafif yükselttim. Olayın heyecanı bir yandan, birilerine yakalanma korkusu öte yandan ve aldığım zevkle kısa sürede orgazm oldum. "Teşekkür ederim canım, buna ihtiyacım vardı!" deyip hemen bikinimin altını düzelttim. Ben de Gökhan'ı elimle boşaltmayı düşünüyordum. O niyetle doğrulup döndüm ki, buna gerek kalmamıştı. Garibim mayosunun içine boşalmıştı bile. Üzülmüştüm ve bunu daha sonra telafi etmeyi düşünüyordum. Hava kararmak üzereydi, toparlanıp gittik.
Evde duş aldıktan sonra akşam yemeğini hazırladım. Yemeğimizi yedikten sonra çocukları uyuttum. Annemle otururken, Gökhan, "Markete gidiyorum, bir şey lazım mı?" diye sordu. Ben de anneme, "Anne ben de Gökhan ile çıkayım, hem biraz yürüyüş yapayım, hem de ekmek alayım!" dedim. Yukarı çıkıp üzerime mini elbisemi giydim, hafif parfümümü de sıkıp çıktım. Market yürüyerek 15 dakika mesafedeydi. Yol, loş sokak ışıkları ile aydınlanıyordu. Evden uzaklaşınca Gökhan'ın koluna girdim.
Ortalık sakindi ve kimsecikler yoktu etrafta. Durup dudaklarına bir öpücük kondurdum. Sonra da elinden tutup, az ilerde sahile inilen kısma yürüdüm. Şezlongların oradaydık yine. Dalga sesiyle sadece biz vardık. Ayakta biraz öpüşüp sikini yokladım, siki kalkmıştı. Oturup şortunu indirdim. Sikini dibinden tutarak elime aldım, avucuma sığmıyordu. Biraz sıvazlayıp ağzıma alacaktım ki, o sırada telefonum çaldı. Annem arıyordu, açtım, "Çay ve şeker de alın!" dedi. "Tamam!" deyip kapattım. Gökhan'ın sikini ağzıma alınca, "Ohhh!" diye inledi.
Sikini birkaç dakika yaladıktan sonra külodumu çıkarıp şezlonga uzandım ve Gökhan'ı üzerime çektim. Eliyle sikinin başını amımın dudakları arasına yerleştirip yüklendi. İlkinde giremedi. Eliyle dibinden tutup tekrar denediğinde sikinin yarısı yağ gibi kaydı içime. Son bir yüklenişle de kasıklarımız buluştu. Artık yol açılmış ve Gökhan hızla sikiyordu beni. Vaktimizin fazla olmadığının farkındaydık. "Daha hızlı, daha hızlı!" diye diye inleyerek orgazm oldum.
O da sona yakındı ve inlemeye başlamıştı. Tam içimden çıkacakken bacaklarımı doladım beline, çıkamadı ve böğüren bir Boğa gibi boşalttı döllerini. İçime boşaldığı için biraz korkmuştu, "Seda teyze çıkamadım içinden..." dedi. "Olsun canım, sorun değil!" dedim. İki dakika dinlenip kalktık ve hemen markete gidip alışverişi yapıp, eve döndük. Anneme de, "Biraz gezdik, yoruldum, ben yatıyorum!" deyip odama gittim. Duş falan almadan yatağıma attım kendimi...
0 Yorumlar