Ben şu an 30 yaşındayım ama anlatacağım ve olmasını kesinlikle istemediğim olayın başlangıcı ben 25 yaşındayken oldu. Kocamla severek evlendik.
Ben kendimi güzel olarak betimleyebilirim.
Hemen hemen bütün kadınların, özellikle Türk kadınlarının, kendilerini hep daha yüksekte gördüğü gibi ben de kendimi o şekilde görüyordum. Evet, belki Türk kadınlarının yapısı gereği esmer olduklarından benim belki farklı görünüşümden, daha çok bir İsveç kadını gibi olmamdan kaynaklı olarak olmuş olabilirdi. Çok uzun değildim ama bir kadına göre kısa da değildim.
Kocamla arkadaşlarımla çıktığı bir restoranda yemek yerken tanıştım. Çok romantikti. Ben yemek yerken elindeki telefona mesaj gelmiş olacak ki telefona baka baka lavaboya doğru giderken yanlışlıkla koluma çarptı ve çatalımdaki yemek, eteğime döküldü.
Hemen çok üzgün olduğunu belirterek bu durumda ne yapabileceğini sordu. Ben ise hiçbir şey diyerek masadaki bezi alıp eteğimi sildim. Tekrar tekrar özür dileyerek lavaboya gitti. Daha sonrasında yemekleri bittiğinde yanıma gelerek bunu telafi etmek istediğini söyledikten sonra, eğer ben de kabul etmem durumunda, beni bir yemeğe çıkartmak istediğini söyledi ve telefon numaramı istedi. Ben de kabul Edip telefon numaramı verdim.
Tanışmamız işte böyle oldu. Ben o zamanlar 22 yaşındaydım. Kısa bir sürede kendisiyle iletişimimizin çok ılımlı ve güzel gittiğini düşündüğümden, bana yaptığı evlilik teklifini hemen kabul ettim.
Kendisi yurt dışına ihracat yapan bir şirketin sahibiydi. Ve gerçekten hatırı sayılır bir mal varlığı vardı. Kendisi o zamanlar 27 yaşındaydı. Evliliğimiz böyle başladı. İlk 2-3 sene gayet ılımlı gittikten sonra sonraki senelerde bana daha az ilgi gösterdiğini hissettim ve bu durumda başka bir kadının olabileceğini şeytan bana devamlı fısıldıyordu. Oysa kendisi işlerinin çok yoğun olduğunu ve o yüzden bana eskisi gibi ilgi gösteremediğini anlatsa bile, ben buna inanmak istediğim durumlarda bile hep içimde bir “acaba beni kandırıyor mu?” hissi vardı.
Kendisi 2-3 günde bir yurt dışına çıkar, ben ise kız arkadaşlarımla orada burada gezer, güler, eğlenirdik ama gülüşlerimin altında hep hüzünlü bir yanım vardı. İşte böyle durumlardan bir tanesinde, kız arkadaşlarımla kahve içmek için gittiğimiz bir kafede biri vardı ve o kadar yakışıklıydı ki gözlerini benden alamıyordu. Ben ise devamlı gözlerimi kaçırsam bile bir yanım devamlı ona bakmak istiyordu. Bunu yapmamalıydım ama kocamın son zamanlardaki hâl ve hareketlerinden dolayı içimde oluşan o huzursuz duygu, “Ben bunu yapmayacağım.” düşüncesini bastırıyordu. “O beni aldatıyor mu? Eğer aldatıyorsa ben neden sadık kalmak zorundayım, ben salak mıyım?” düşüncesi beni istemediğim hâlde tam tersine doğru itiyordu.
Bir süre sonra kalkıp lavaboya doğru gittiğim anda onun da arkamdan geldiğini gördüm. Tam kapıyı açıp içeri girecektim ki arkadan bir ses geldi. Bir saniye bakar mısınız, ben dönüp baktığımda kafedeki o erkeği gördüm arkamda. Benim çok güzel olduğumu kendisinin ise benimle tanışmak istediğini söyledi. Bir yanım hayır diğer yanım evet karmaşası içinde olabileceğini söyleyerek ama şu an bunun imkansız olduğunu belirtip telefon numaramı kendisine verdim. Doğru mu yapıyordum? Ama ben de bir insandım duygularıma bazen dur duyamıyordum.
Kocamın gene yurtdışına gittiği günlerden birinde telefonuma gelen mesaj kafede tanıştığın kişiydi. Benimle görüşmek istediğini ve bunun nasıl mümkün olabileceğini soruyordu kendisine yanıt verdim ve o gün Önce bir barda Buluştuk. Saat gece yarısına doğru geliyordu ve ben de alkolü fazla kaçırdığımdan dolayı artık sözlerimi konuştuğum kelimeleri tam olarak düzenli bir şekilde yapamadığımı gördüğünde dilersen beni evime götürebileceğini söylediği anda kabul ettim.
Kendisine sarılarak arabaya bindim. Konuşuyordum ama ne konuştuğumu bile bilmeden öylesine ağzımdan sesler çıkıyordu. Bir süre sonra arabanın durduğunu gördüm. Ama burası benim evim değildi ormanlık bir alandı. Kendisi arabadan inip beni de arabadan indirdi. Ben burası neresi diye sordugumda ise çok alkollü olduğumu ve temiz havanın hele bu orman havası olduğunda çok daha iyi olabileceğini düşündüğünden dolayı buraya getirdiğini söyledi. Benden faydalanmak mı istiyordu yoksa gerçekten iyi niyetle mi davranıyordu!
Bunu bir süre sonra anladım. Sadece benim yanımda arabaya dayanmış bir şekilde durarak benimle konuşuyordu ben ise yavaş yavaş kendime gelmeye başlamıştım ve bu yaptığı davranış gerçekten hoşuma gitmişti. Çünkü o durumda hangi erkek olursa olsun diğer yolu seçeceğini düşünüyordum.
Birazcık daha durduktan sonra artık benim Ayıldığımı ve evime götürebileceğini söylediğinde ben dudaklarimi dudaklarına yapıştırdım. Çünkü kocamdan bir süredir göremediğim sevilme hissini bu adamda gördüğümden dolayı ona karşı kalbim bir anda ısınmıştı.
Üstümde tek parça dekolte bir elbise vardı. Benim o şekilde şehvetli öpmeme karşılık verdi ve ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık.
Ellerimi bacaklarımın üstünde gezdirdikten sonra külotumu aşağıya doğru indirdi ve beni arabanın kaputuna oturttu. Hem öpüyor hem ise pantolonunun kemerini çözüyordu. Hızlı bir şekilde pantolonunu aşağıya indirip boxer‘dan sikini çıkardıktan sonra bacak aramdan zaten vıcık vıcık olmuş amıma yerleştirdi. Ben ise onu omuzlarından tutuyor ve hala ateşli bir şekilde öpüyordum. Bu şekilde bir süre kaldıktan sonra ben orgazm olmuştum o da benden sonra sikini çıkartıp toprağa boşalttı. Sonrasında arabanın içinden bir sigara çıkartıp yanıma geldi. Ben hem mutlu hem ağlamaklı bir haldeyken bir sigara da bana uzatmasını söyledim. Sigaralarımızı yaktık sigaralarımızı içene kadar bir kelime bile etmedik. Sigaralarımız bittikten sonra ben arabaya bindim kendisi de sigarayı hala bitmemiş olmasına rağmen sigarasını söndürüp o da şoför koltuğuna oturdu ve arabayı çalıştırdı
Evinimi tarif ettim ama evimin biraz gerisinde indirmesini istedim. O da centilmen bir şekilde bunu yaptı.
Evime girip balkona çıkıp bir sigara daha yaktım. Kafamdaki düşünceler beni yiyip bitiriyordu. Ben ne yapmıştım? Doğru muydu yaptığım! O beni seviyordu ben de onu.
Ama işte şeytana kapıyı açıp gel burada senlik bir şey var dersen o da gelip hemen seni kandırırdı.
Bir hafta on gün bu şekilde düşüncelerle geçtikten sonra, kocam bende bir hal olduğunu sorunun ne olduğunu defalarca sormasına rağmen bilmiyorum her insanda olabileceği gibi belki psikolojik sebepler vardır diyerek geçiştiriyordum.
Anlamış mıydı? Anlasa ne olacaktı anlamasa ne! çünkü o da beni aldatıyordu ya da ben öyle düşünüyordum.
İşleri dolayısıyla devamlı yurtdışına çıktığı dönemlerde ben gene içimdeki açık kapıdan giren şeytana mani olamadım ve devamlı kafedeki erkekle görüşmeye devam ettim. Ve ondan hariç bir çok erkek daha. Bu şekilde hemen hemen iki sene geçmişti.
Yaz dönemi gelmişti kocam tolga bir ay boyunca işlere mola verdiğini ve benimle tatile gitmek istediğini söylediğinde mutlu olmalı mıydım! olmamalı mıydın! bilmiyordum ama sanki mutluluğa daha yakındı içim.
Tatil için arabamıza atladık ve Bodrum’a gittik. Ben bir otele gideceğimizi düşünürken bir yazlık satın almış beni oraya götürdü. Ben yazlığı gördüğümde çok mutlu olmuştum ve kendisine kocaman, sevgiyle dudaklarına bir Öpücük kondurdum.
Mutlu olduğumu görünce bu kadar mutlu olmamam gerektiğini söyledi. Ben neden olduğunu söyleyince çünkü sürprizlerin henüz bitmediğini arkasından ekledi.
Ben ne gibi bir sürpriz dediğimde ise işaret parmağını dudağıma götürerek şşşşttt dedi.
Yol yorgunluğundan dolayı evde birazcık uzandık sanırım 1 veya 2 saat uyumuşuz.
Dudaklarıma sevgi dolu öpücükler kondururken bir yandan da ilk tanıştığın erkeğin bakışlarıyla bana bakıyordu. O bakışlarda aşk vardı sevgi vardı.
Kendisine sımsıkı sarılarak dudaklarını ısırırca öpmeye başladığımda, bilirdim ki bu onun için “haydi hayvan ol” mesajıydı. Mesajı aldığında, mutant geçiren bir canlı gibi içindeki o hayvanı çıkardı.
Beni yüzüstü ani bir şekilde çevirdi altındaki şortu indirip benim de şortumu çıkardıktan sonra, ellerini koltuğun altından omzuma götürerek beni kilitlemişti.
Yatağımızın hemen yerindeki şifonyerin üstünde olan vücuduma sürdüğüm bebek yağından aldı ve sikinin kafasına sürdü. Bunu niye yaptığını anlayamamıştım çünkü hiçbir zaman arkamdan girmemişti benim istememe rağmen çoğu kez istemiştim ama o hayır canın yanar diye yapmamıştı ama bu sefer neden yapıyordu ki?
Bir hışımla hiç sikilmemiş götümün içine sikinin hepsini soktu. Ben bir çığlık ile karşılık vermiş olmama rağmen o kafamı yatağa bastırıp diğer eliyle de ağzımı kapatıp beni hunharca götümden sikiyordu. Kendini geri çekip ileri iterek bütün gücünü kullanıyordu sikerken. Benim tecavüz ediliyor gibi bağırmaya çalışmama ağzımı elleriyle kapatmasından dolayı sadece" hığğğmmmm" seslerimi duymuş olmasına rağmen devam ediyordu. Böyle çok uzun bir süre devam ettikten sonra bir hayvan gibi içimden çıkartıp belime bütün spermini boşalttı.
Kendimi ondan kurtardığım zaman dönüp suratına bir tokat atacaktım ki kolumu tuttu ve daha önce hiç bakmadığı şekilde bana o kadar sert bakıyordu ki ondan korkmuştum.
Niye bunu yapmıştı ki?
Onu aldattığımı mı öğrenmişti?
Ama bunu nasıl öğrenebilirdi ki?
Öğrenmiş olsa bu kadarla kalır mıydı!
"Ne oldu sürprizimi beğendin mi" diyerek sinsi bir bakışla ve suratında o iğrenç gülüşle banyoya gidip banyo yaptıktan sonra geldi. Ve ben zor da olsa ayağa kalkıp ben de bir duş aldım. Duş alıp çıktıktan sonra hadi dedi dışarı gidiyoruz. Ben ise hayır dedim. Kapa çeneni de ne giyiyorsan çabuk ol çabucak giyin, çünkü sürprizlerim bitmedi diye ilave etti.
İçimde bir korku vardı, buna bir anlam veremiyordum ama mecbur üstümü Tolga’nın da çok sevdiği beyaz saten yırtmaçlı slip elbisemi giydim.
Beni gördüğünde gözleri parladı. Parlayacağını biliyordum çünkü bu elbiseyle beni çok kışkırtıcı bulurdu. O ise bol bir gömlek ve altına uzun bir şort giymişti.
Elimden Tuttu ve evden çıktık. Arabamız çok kaliteli ve üstü açık bir arabaydı. Arabaya bindikten sonra ve öncesinde bir kere bile konuşmadan ben ise kafamda düşüncelerle yola bakarak dalgın bir şekilde düşünürken arabanın fren yaptığını görüp o dalgınlıktan uyandım.
Yatların olduğu bir marinaya gelmiştik. Burada ne Yapıyorduk! Niye buraya gelmiştik! Hiçbir fikrim yoktu. Ay denizdeki hafif dalgaların üzerine vurması ile harika bir görüntüsü vardı manzaranın. Bir çok güzel yat vardı, ama en güzel diyebileceğin yatın yanında durduktan sonra şaşkınlık da ona baktım. Tolga ise gülümseyerek Yatın ismini bana gösterdi.
Kafamı çevirdim ve o büyük harikulade Yatın isminin benim ismim olduğunu görünce gözlerimi dört açıp Tolga’ya döndüm.
Kimin bu Yat?
Elbette senin canım ismini görmedin mi?
Ne oluyordu kafam o kadar karışıktı ki bir sevindiriyor bir garip hareketlerde bulunuyordu.
Ona sımsıkı sarılarak teşekkür ettim ve kocaman bir öpücükle hemen heyecanlı bir şekilde yata girdim.
İçeriye gectigimde yatın bar bölümünde 7 kişi vardı bunlardan 2 si siyahi olmak üzre 4 erkek 3 de yabancı olduğunu düşündüğüm çok güzel kadın vardı. Ama bunlar kimdi ve ne oluyordu.
Tolga’yı beklemeye karar verdim ve tolga da zaten arkamdan hemen geldi. Ona dönüp ne oluyor bunlar kim dediğimde erkeklerden biri Tolga ya doğru gelip sarıldı. Alllah’ım olamaz bu kafede tanıştığım ve adı Aslan olan adamdı.
Aslan Tolgay’a : hoş geldin kardeşim dediğinde ikiside birbirine bakıp hafif gülüyorlardı.
Aslan demek Tolga’nın arkadaşıydı.
İçimde Volkanlar patlıyor ne olacağını ne yapacağımı kestiremiyordum.
Tolga beni içeride bir yere tanıştırdı ilk önce bunu aslan bile başlattı.
Kardeşi. bu benim çiçeğim ipek dediğinde aslan “ merhaba ipek hanım diyerek elini öptü”
Ben hala şaşkın şaşkın ne olacağını bilmediğim durumda etrafıma bakıyor insanların yanıma gelip benimle koklaştığın durumda bile kafamın içinde Volkanlar patlıyordu.
Hadi dedi barmene dönerek Tolga: ver bize güzel bir şeyler de içelim keyfimizi bulalım
Barmen de hemen tabii ki efendim diyerek kokteylleri hazırlamaya başladı. Bara içeriden sexy elbisesi kafasında tavşan maskesi ile bir kız daha çıktı. Elinde bir tepsiyle gelirken tepsi üstünde ilaçlar ve uyuşturcu vardı.
Tepsiyi barın üstüne bıraktık. Tüm kadınlar ve erkekler tepsideki haplardan atıp kokteyllerini yudumlarken tolga bana dedi hadi sen de al dediğinde ben daha almak istemediğimi söylesem de teklif etmiyorum almanı söylüyorum diyerek sert bir şekilde bana baktı.
Kendimi mecbur hissettiğimden ben de haplardan bir tane aldım.
Sonra da barmen elindeki şeyle uyuşturuya tak tak vurarak bir yol edasında sıralayarak 8,9 adet yaptı.
Tolga ilk adımı atarak burnundan çekti. Ben resmen şok içindeydim. Tolga’nın uyuşturucu kullandığını hiç ama hiç görmemiştim. Arkasından aslan diye bildiğim ama aslında isminin Berk olan geldi ve o da çekti ve sonra diğer erkekler ve kadınlar. Tam bu anda tolga bana baktığında anlamıştım ki benim de içmemi istiyordu ben hiç bu zamana kadar kullanmadığım halde buna gene mecbur hissettiğimden dolayı kendimi yaptım.
Kaptan yatı kullanmaya başlayıp bizi açığa götürdü. beach club’ı mavi neon ışıkları olan Çok lüks bir yattı.
Hapın ve uyuşturucuların etkisi ile açılan müzik ile herkese oturduğu yerde dans ediyor kokteyllerini içiyordu.
Benim de kafam yavaş yavaş değil koşar adımlarla uyuşmuştu.
Kadınlar kalkıp ikisi siyahi adamların biri Berk in kucağına oturup onları deli gibi öperken, odaya tepsi ile gelen kadında odaya gelip Tolganın kucağına oturdu.
Kadının göğüsleri benimkinin hemen hemen 2 katı büyüklükteydi. Altında ise ipli tanga vardı. Bir iki dakika sonra zencilerin birinin kucağında oturan yere doğru eğildi ve adamın pantolonun fermuarını açıp kolum kadar olan sikini eli ile tutup ağzına sokmaya başladı. Ben daha ne oluyor demeden diğerleri de aynı şeyi yapmak için erkeklerin pantolonuna yöneldi. Bu arada Tolga nın kucağındaki en sexy olanı tangasını sola çekip açtığı Tolganın sikinin üstünde içine sokmadan ile geri yapıyordu.
Ben ne yapmalıydım ne oluyordu uyuşmuş kafamda kalkıp kadına müdahale etmek istedim ama bedenim buna el vermedi.
Tolga 1 dakika sonra ayağa kalkarak 1 dakika dedi odanın ortasında bulunan masanın üstünden televizyon kumandasını aldı ve televizyonu açtı.
Tolga: Bana dönerek bak çiçeğim sana olan diğer sürprizi şimdi göstereceğim, hey herkes televizyona baksın diyerek televizyona bağladı USB yi oynattı.
Videoda benle adı Aslan diye bildiğim berk Bir ormanda sevişiyorduk.
Herkes Berk’in beni nasıl siktiğini izlerken tolga ise kızgın ve şeytani bakışıyla bana bakıyordu.
Olamazdı demek ki beni tavlaması için arkadaşı Berk’i ayarlamış. Ve berk ile sikiştiğimz Bir çok video peşpeşe gelirken kızlara Rusça olarak hadi dedi siz içeri.
Ama kucağındaki en güzel kadını sen dedi kal.
Kucağına aldığı kadını sert sert Gözlerime baka baka sikiyordu. Kucağında onu hoplatırken diğer erkeklere döndü:
Ne duruyorsunuz dediğinde üçü de kalkıp üstüme gelerek Elbisemi yırtarcasına çıkarttılar. Ben hiçbir şey yapamıyordum ne yapabilirdim ki bir yattaydım ve denizin ortasındaydık. Bağırsam olmazdı Bağırmasam olmazdı.
Uzun boylu zenciler izbandut gibi onlara karşı hiçbir şey yapamıyordum. Çok güçlülerdi, güçlü olmasalar ne olacaktı ki?
Birisi beni yatırarak Külotumu yırtar gibi altından çekip aldı. Elleri kollarıma bastırmış bir şekilde dururken kolum kadar kalkmış sikini içime bir hamlede soktu. Siki sanki amıma değil beynime giriyordu.
Bu şekilde beni kısa bir süre siktikten sonra bir hamlede beni üstüne çıkarttı. Ne olacağını anlamış gibi masum bir şekilde arkandaki diğer izbanduta bakıyordum.
Hadi dedi tolga diğer siyahi adama arkasından berke dönerek sen de önüne geç bu orospunun dedi.
Ben daha amıma alamıyordum bu insan azmanlarının sikini oysa biri amımdan diğeride görümden sikecekti.
Tolgaya döndüm :
Yalvarırım durdur bu deliliği dediğimde Tolga bana bakarak : Delilik ? Dediğinde suratındaki o nefret ne iğrenme duygusunu gördüm.
Tolga o seksi kadını benim sikilmemi izleyerek sert sert sikip tokatlıyordu.
Önüme ve arkama kocaman kol kadar sikler girerken Berk’te Ağzıma vermeye Çalışıyor ben ise kafamı sağa sola çeviriyordum. Bir eliyle kafamdan saçlarımı tutup çektiğinde arkamdaki zenci iki kolumu da tutmuş hem götünü sikerken destek alıyor hem de berkin ağzıma girmemesi için yaptığım çabanın Anlamsız olmasını sağlıyordu.
10 dakika geçti 20 dakika geçti ben hayatımda bu kadar acı hissetmemiştim. Ben bunu hak etmiş miydim belki evet belki hayır. Ama tolga beni çok kötü cezalandırIyordu.
Kucağındaki kadını sikmeyi bıraktı arkamdaki zenciye Çekil dedi ama suratıma bakıp sen buna degmezsin diyerek tekrar o kadının yanına gitti.
Sonra barmen geldi daha sonrasında ise kaptan. Dura dura dinlene dinlene beni sabaha kadar kaç kere siktiler bilmiyorum.
Bunlar insani bir davranış değildi ama sanırım geciktirici almıştı hepsi de.
Zenciler belli bir süre sonra gitti 1 saat 2 saat geçmişti ki sabah olmuştu. Ben tamam artık bitti diye düşünürken, tekrar geldiler. Bir tanesinin elinde kelepçe vardı. Kelepçe ile ellerimi arkadan bağladı. Neden bağlamıştı ki? Benim kaçacak halim mi vardı?
Zencilerden elimi bağlayan önüme geldi kafamdan tutup kolum kadar sikini tekrar ağzıma soktu. Bir süre yalatıp kaldırdıktan sonra arkama tekrar geçip yine götümden sikti. Sikinin kafasına kadar çıkartıp köküne kadar sokuyordu, ben çığlıklar için de sağa sola hareket etsem de hiçbir şey yapamıyordum.
Tolga ise hala benim sikilmemi izleyip o kadınıda de Sikiyordu.
Beni öğlene kadar 1 dakika bile boş bırakmadan hepsi ama hepsi tolga hariç hepsi, amımı götümü ağzımı her yerimi siktiler.
Bu şekilde açık denizde iki gün kaldık. O iki günde artık benim ayakta duracak halim yoktu yorgunluktan bayılacak gibi olduğumda tekrar bana ilaç verip uyandırıp, canlandırıp siktiler.
Sonunda tolga hadi dedi üstünü giyin gidiyoruz dediğinde ben hala açık denizde olduğumu zannediyordum motorun sesini duyamayacak kadar kendinden geçmişim. Kaptan çoktan yatağı hareket ettirip marine’ye yanaştırmış.
Beni kucağına alıp arabaya götürdü tolga.
Giderken de bana dönüp:
Bu yaptıklarından haberim olmayacağını mı zannettin? Ben seni bir kere bile aldatmamışken sen bunları bana nasıl yaptın?
Senden şüphelendiğim için çocukluk arkadaşım berke durumu anlattım o da kabul Edip kafede seninle konuştu.
Ve maalesef haklı çıktım.
Eve gelmiştik bana bakıp in şimdi arabadan dedikten sonra, yat ve yazlık senindir diyerek anahtarlarını yüzüme fırlatıp Bundan sonra istediğin gibi yaşa, diyerek arabayı gazladı ve gitti.
Bir daha onun yüzünü dahi göremedim boşanma işlerin hepsini avukatı yaptı ben sadece avukatıyla muhatap oldum.
Bunu da anlatmayacaktım ama hayatın bu kadar tozpembe olduğunu zanneden insanlara bir gerçeklik kesitini sunmak için yazdım.
“Şeytana kapıyı açık bırakırsan, o da ‘Burada benlik bir şey var.’ diyerek içeri girer.”
0 Yorumlar