Selamlar ben Ceyda, 23 yaşında, 1.67 boyunda, esmer, dolgun popolu biriyim. İstanbul'da üniversitede okuyorum. Özellikle okulda tayt giyip popomu teşhir etmeye bayılıyorum, tüm erkekler sikecek gibi bakıyor. Ailemden uzak olduğum için üniversitede dolu dizgin bir sex hayatım var.
Anlatacağım hikaye yaz tatilinde geçiyor. Üniversitede son finallere de girmiştim ve memlekete ailemin yanına dönecektim. Yazları genelde Bursa'da ailemin yanında kalıyordum. Tam bilet alacakken babam aradı ve "Bu yaz dedenlerde köyde kalmak ister misin kızım? Babaannen biraz rahatsız, hem yardımcı olmuş olursun, hem de senin için de bir değişiklik olur!" dedi. Ben hemen karşı çıkıp, "Baba yaa, ne yapacağım köyde, sıkılırım orda ben..." desem de, babam ısrar edince kıramadım ve kabul ettim.
Dedemlerin bulunduğu köyün yakınından geçen otobüse binip, anayolda indim ve taksiyle köye vardım. En son ilkokul yıllarında gelmiştim buraya, hafızamda kalan yerden daha büyük bir yermiş. Köye varınca dedem karşıladı, beni gördüğüne çok sevinmişti. Birlikte babaanneme vardık. Benim için çeşitli yemekler hazırlamışlardı, mutlu etmişti bu olay beni, ama halen burda ne yapacağım iki ay diye iç geçiriyordum. İlk günün yorgunluğu vardı. Saat de geç olmuştu. Zaten dedemler yaşlı olduğu için erkenden uyumuşlardı. Ben de biraz telefonla vakit geçirdikten sonra uykuya dalmışım.
Sabah olduğunda güzel bir kahvaltının ardından dedem köyü gezdirmek istedi bana. Beraber çıktık ve dolaşmaya başladık. Köy kahvehanesinin önünden geçerken köyün erkekleri uzaylı görmüş gibi bana bakıyordu. Şehirden gelen bir tip olduğum çok belli oluyordu. Aralarında bazı orta yaşlı ve genç tipler de beni sikecekmiş gibi bakış atıyordu. Sonunda dedemin hayvanlarının bulunuduğu ahıra gelmiştik. Dedem yaşlı olduğu için bir çoban ilgileniyordu hayvanlarla.
Dedem beni çobanla tanıştırdı. İsmi Eren imiş, 30 yaşında, tüysüz bir şeydi. Yaşına göre acayip küçük gösteriyordu. Hareketleri biraz garipti. Biraz saf birine benziyordu, hatta biraz demeyeyim, sonradan öğrendim ki köyün safıymış, pek kimsesi de yokmuş. Konuşmaya utanıyordu, hareketleri de çok çekimserdi. Pek zarar verecek birine benzemiyordu. Dedem de zaten bu yüzden ona çok güveniyordu. Beni de görünce biraz eli ayağı birbirine dolanmıştı açıkcası. Dedemle köyde biraz daha gezip sonra eve döndük...
Köyde ilk haftam geçmiş, biraz alışmaya başlamıştım. Bazen de çok canım sıkıldığı için Eren'le sohbet etmeye çalışıyordum. Ama aşırı utangaç olduğu için pek konuşamıyordu. Eren'in kaldığı yer dedemlerin bahçesinde ufak bir yerdi, aslında aynı bahçede yaşıyor gibi bir şeydik. Ben bazen bahçede rahat giyiniyordum. Eren de utangaç utangaç bana bakıyordu, ama hareketlerinden azdığı belli oluyordu...
Günler geçtikçe artık iyiden iyiye erkeksizlikten bunalmaya başlamıştım. Sıcak bir gecede sadece külot ve tişörtle odamda, yatakta yatıyordum. Pencerenin perdesini de genelde çekmiyordum. Vakit geç olmuş ve dedemler uyumuştu. Ben de fırsattan istifade telefondan pørnø açmış mastürbasyon yapıyordum. Bir ara dışardan gelen kısık bir inleme sesi duydum ve pencereye bakmamla irkilmem bir oldu. Eren beni dikizliyordu ve tam göremesem de 31 çektiği çok belliydi. Saniyelik göz göze gelmemizle Eren aniden kaçarak uzaklaştı. Saf biri olduğu için kimseye söylemeyeceğini biliyordum. Ama beni dikizleyip, bana 31 çekmesi beni aşırı azdırmıştı. Mastürbasyonuma devam ettim ve şiddetli bir orgazm yaşadım...
Ertesi gün, Eren'in tepkisi ne olacak diye merak ederek dedemeden, hayvanları köyden uzak yerlerde otlatma saatinde ben de Eren'le gitmek için izin istedim. Dedem, "Ne işin var kızım, yorulursun..." dese de, "Bir şey olmaz dede, canım sıkılıyor evde zaten!" dedim. Hemen ahıra gidip Eren çıkmadan yakaladım. Dün hiçbir şey olmamış gibi hal hatır sordum ve "Bu gün ben de geleceğim!" dedim. Eren çok utanıyor, cevap verirken yüzüme bakmıyordu.
Eren'le beraber yola çıktık ve epey bir yol aldık. Açıkcası biraz yorulmuştum. Biraz daha gittikten sonra hayvanların otlayacağı yere varmıştık. Eren'le bir ağacın gölgesine oturduk. Oturur oturmaz sohbet etmeye başladım, hayatı hakkında bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Konuyu sekse getirmek için, "Sevgilin oldu mu hiç?" diye sorunca, utana sıkıla, "Yok Ceyda abla, hiç olmadı!" dedi. "Biriyle seks de yapmadın o zaman?" deyince daha da utandı ve "Yok, yapmadım!" dedi. "O zaman dünkü durum gayet normal!" deyip güldüm. "Ceyda abla nolur kimseye söyleme!" demeye başladı. "Bir şartla söylemem! Hem sen de beni o halde gördün, ben de kendimi tatmin ediyordum, ikimizin de ihtiyaçları var!" dedim.
"Şartın nedir abla?" dedi. "Kendini bana bırak, az sonra yapacaklarımızı kimseye söylemeyeceksin!" dedim. Elimi önüne attım, pantolon üstünden sikini avuçlamamla, "Ceyda abla ne yapıyorsun?" dedi. "Sus, tadını çıkar!" dedim. Siki aniden şaha kalkmıştı. Köyden zaten çok uzaktaydık, bizi kimse göremezdi. Fermuarını indirip sikini çıkardım, küçük bir şeydi ama idare edecektim. Hemen yalamaya başladım. Yalamaya başlamamla Eren titremeye başlamıştı, ilk defa böyle bir şey yaşadığı bariz belliydi. 1 dakika geçmeden nefes alış verişi iyice arttı ve aniden kasılıp ağzıma boşalmaya başladı. Yılların azgınlığıyla tazyikle boşalıyordu.
Boşalması bitince, "Bir daha boşalmadan önce söyle!" dedim. Tabii ki bu kadar kısa sürmesi beni hiç tatmin etmemişti. Eren kıpkırmızı olmuştu ve sürekli teşekkür ediyordu. Ağzımın kenarındaki dölleri sildikten sonra sikinin inmediğini fark ettim. "Şimdi bekaretini alma vakti Eren!" dedim. Sanki bir erkekle değil seks oyuncağıyla kendimi tatmin ediyor gibi hissediyordum, Eren sevişmeye ve sekse dair hiçbir şey bilmiyordu.
Eşofmanımın altını ve külodumu çıkardım. Sikini tekrar yalayıp kucağına çıktım. "Hazır mısın Eren?" dediğimde, kekeleyerek, "Evet Ceyda abla!" dedi. Abla demesi sinirimi bozuyordu, ne de olsa yaşça ondan küçüktüm. Sikini amıma yerleştirip yavaşça içime aldım. Çabuk boşalmasın diye soft bir seks yapıyordum, "Sakın boşalma!" diye de uyardım. Üzerinde biraz git gel yaptıktan sonra ellerini tutup tişörtümün içine sokup memelerime koydum. "Okşa memelerimi!" dedim, ben komut vermesem hiçbir şey yapmıyordu...
Biraz o pozisyonda sikiştikten sonra üzerinden kalkıp yere uzandım ve "Gel bakalım üzerime!" dedim. Bacaklarımı ayırdım, misyoner pozisyona geçmiştik. "Sikini sok hadi amıma!" dedim. Aniden hepsini kökleyince, "Ahhh! Yavaş!" diye bağırdım. Eren korkudan dona kalmıştı. "Yavaş yavaş git gel yap şimdi, aynı biraz önce benim sana yaptığım gibi!" dedim. Git gele başladı. Ne kadar sikse de çok acemiydi. Bacaklarımı beline doladım, kendime doğru çekip dibime kadar girip çıkmasını sağlıyordum. "Hızlan hadi!" deyince aniden tüm gücüyle pompalamaya başladı. Sonunda biraz olsun zevk almaya başlamıştım...
Ama kısa bir süre sonra, "Abla galiba boşalacağım!" deyince, "Hemen çık içimden!" dedim. Çıkınca sikini tuttum ve sıvazlayarak göbeğimin üzerine boşalttım. Eren yana doğru yığıldı ve bir süre nefes nefese kaldı. Toparlandıktan sonra, "Bu yaptığımızı daha fazla yaşamak istiyorsan kimseye söylemeyeceksin!" dedim. "Tamam abla, söyler miyim hiç!" dedi. "Ee, nasılmış sikişmek?" dedim. "Süper Ceyda abla, daha önce hiçbir şeyden bukadar çok zevk almamıştım!" dedi.
Eren artık sikişmenin tadını almıştı ve gün boyu gözlerime (Hadi yine sikişelim!) der gibi yalvarırcasına baktı. O gün koyunları otlatırken Eren'e kendimi iki kere daha siktirdim ve akşama doğru köye döndük. Sıkıcı köy tatilime bir heyecan gelmişti, ama Eren'le sikişmek beni pek tatmin etmemişti. Kendimi sanki gariban sevindiriyor gibi hissediyordum. Ama yapacak bir şey yoktu.
Ertesi gün Eren'le tekrar aynı saatte hayvanları otlatmaya aynı yere gittik. Eren gözlerime yine yalvarırcasına bakıyordu, ama bunu dile getiremiyordu. Ben, "Eren, beni sikmek istemiyor musun?" deyince, "İstiyorum tabii abla, hem de çok!" dedi. "Ee, ne duruyorsun, hadi sik!" deyince ne yapacağını bilemedi. Yine benim yönlendirmem gerekiyordu. Sikini çıkarıp tekrar yalamaya başladım. Siki hemen kazık gibi olmuştu. Dünün ardından biraz daha alıştığı belliydi, henüz boşalmamıştı.
Bu sefer önünde domaldım ve "Hadi gel arkama yanaş, sikini sok amıma!" dedim. Yanaştı ve sikini amıma sokmaya çalıştı. Beceremeyince ben sikini tutup amıma yerleştirdim. Yavaş yavaş git gel yapmaya başlamıştı. Beni sikerken elleri hiçbir yerime dokunmuyordu. "Hadi ellerini götüme koy, okşa götümü!" deyince götümün yanaklarını hamur yoğurur gibi ellemeye başladı. Bir yandan da yavaş yavaş amıma git gel yapıyordu, sanki transa geçmiş gibiydi.
"Hızlan Eren!" deyince sertçe pompalamaya başladı. Çok geçmeden, "Boşalacağım abla!" dedi. "Sakın içime boşalma, çık hemen!" deyince sikini amımdan çıkardı ve sırtıma boşaldı. Sanki sırtıma bir kepçe yoğurt boca etmişti, o kadar yoğun ve çok boşalmıştı. Tabii ben yine tatmin olmamıştım. O gün de iki kere daha sikiştik ve akşam köye döndük...
İlerki günlerde de arada bir aynı aktiviteyi yapıp Eren'i seks oyuncağı gibi kullanıyordum, her nekadar pek tatmin olmasam da. Köy içinde çok dolaşınca biraz göze batmaya başlamıştım. Ne zaman kahvehanenin önünden geçsem özellikle köyün iki serserisi beni gözleriyle sikiyordu adeta. Bir gün yine Eren'le aynı yerde sikişiyordum. Kucağına çıkmış sikinin üzerinde zıplıyordum ki, hışırtılar duymaya başladım. Hayvanlardır diyerek umursamadım. Ama çok geçmeden Eren birden öcü görmüş gibi arkama bakmasıyla iki gölge belirmesi bir oldu.
Hemen kalktım ve içgüdüsel olarak ellerimle göğüslerimi kapadım. Gelenler daha önce bahsettiğim köyün iki serserisiydi. Birisi pişmiş kelle gibi sırıtıp, "Vay piç Eren'e bak sen, taş gibi kızı sikiyor!" dedi. Ben giysilerime uzanırken benden önce almışlardı ve vermiyorlardı. Karşılarında çırılçıkplak kalmıştım. Aşırı panik olmuştum ve durumu nasıl kurtarırım diye düşünüyordum. Eren benden daha çok utanmış ve korkup ağacın arkasına saklanmıştı. Öbür serseri külotumu koklayarak, "Demek Eren'le sikişecek kadar azgın ve çaresizsin, ha? Bunu kahvehanede anlatsak inanmazlar!" dedi.
Ben, "Kimseye söylemezseniz anlaşabiliriz!" dedim. "Nasıl anlaşacakmışız?" deyip güldüler. "Anlarsınız ya işte!" deyip zaten yerde dizlerimin üstüne çökmüşken ikisinin de önüne ellerimi attım. O an aklıma başka bir çare gelmemişti. Ama açıkcası Eren'den çok sıkılmıştım, beni tatmin edecek bir şeylere ulaşmak da istiyordum. İsimlerini sonradan öğrendim, birinki Caner, diğerininki Murat idi. Caner zayıf, 1.80 boylarında biriydi. Murat da aksine daha kısa boylu ve göbekli bir tip idi. Benden muhtemelen birkaç yaş büyüklerdi.
"Orospuya bak sen, hızlı çıktı!" deyip pantolonlarını indirdiler. Gördüklerime şok olmuştum. Murat'ın tipine bakınca hiç böyle bir yarak beklemiyordum açıkcası, kilolu olmasına rağmen yarağı çok uzun ve kapkalındı. Caner'inki ise hemen hemen aynı boyda ama daha inceydi. Caner'in yarağına sakso çekmeye başladım. Caner bir yandan saçlarımdan tutuyor ve ağzıma bastırıyordu, Murat da göğüslerimi yoğuruyordu. Sonunda köyde sekste aktif iki erkek bulmuştum...
Ardından Murat'ın yarağını yalamaya geçtim. Ağzıma almakta bile zorlanıyordum içime nasıl alacağım diye düşünüyordum. Çok geçmeden Caner beni yere yatırdı ve misyoner pozisyonda sikmeye başladı. Ama öyle böyle bir sikiş değil, sanki amımı parçalamak istercesine sikiyordu piç. Aşırı zevk alıyordum ve çok geçmeden orgazm olmuştum. Caner henüz boşalmamıştı ama Murat yer değiştirmek isteyince üstümden kalktı.
Murat beni domalttı, arkama geçer geçmez amıma dayamış ve yavaş yavaş girmeye başlamıştı. Sanki içime kazık giriyor gibiydi, gözümden yaş gelmişti. Köküne kadar girdikten sonra hayvan gibi sikmeye başladı. Bir yandan da götümü tokatlıyor ve "Ohhh, orospudaki şu göte bak lan, sabaha kadar sikerim lan ben bu amına koduğumun orospusunu!" diye küfür ediyordu. Eren'den sonra bunlarla sikişmek ilaç gibi gelmişti bana ve orgazm ola ola kendimden geçmiştim. Murat biraz beni öyle siktikten sonra amımdan çıkıp yere uzandı ve beni üstüne çekti. Kalın siki üzerindeyken daha zor giriyordu. Alıştıktan sonra kucağında zıplamaya başladım. Ben zıpladıkça 'Şap, şap, şap!' ses çıkıyordu. Aynı zamanda Caner'e de sakso çekiyordum...
Eren'i tamamen unutmuştum, ama ağacın arkasından bizi izliyordu. Yaklaşık 20 dakia sikiştik, Murat boşalacağını söyleyince üzerinden kalktım ve ağzıma aldım, ağzıma boşaldı. Ardından Caner geldi ve beni yere yatırdığı gibi sikmeye devam etti. Zayıf olmasından dolayı atletikti, adeta üzerimde zıplayarak sikiyordu beni. Her kökleyişinde göğüslerim de dalgalanmaktan bir hal olmuştu. Bir süre sonra Caner, "Geliyorum!" dedi ve amımdan çıkıp göbeğime boşaldı...
Onlara, "Devamını istiyorsanız aramızda kalacak bunlar!" deyip toparlandım. Söz verip gittiler. Eren de saklandığı ağacın arkasından çıkıp yanıma geldi. Eren'i iyice tembihledim, bu olanları kimseye anlatmaması için. Eren, "Ceyda abla çok sert siktiler seni, acımadı mı hiç?" diye sorunca beni gülme tuttu. "Erenciğim, gerçek sikiş böyle olur!" deyince biraz utandı. Murat ve Caner'le sikişmek beni fazlasıyla tatmin ettiği için o gün bir daha Eren'le sikişmedim...
0 Yorumlar