Kapının arkasından çıkıp kendimi gösterdim ona. Gözlerimiz birleşti. Ben de gözlerimi ayırmadan altımdaki ıslak külodu indirdim, bacaklarımdan sıyırıp çıkardım. Geceliğimi çıkarsam mı diye düşündüm, vazgeçtim. Eteğini kaldırıp belime kadar sıvadım. Diğer elimi amıma götürüp avuçladım. Ohhhh... Önümde canlı pørnø oynuyor, ben de kendimi tatmin ediyordum...
Semra oturup kalkmaya başladı sikin üstünde. Zorlukla yapıyordu bunu. Ahmet'in koca siki daracık amcığını yara yara içine giriyor, kayboluyor, sonra tekrar yavaş yavaş meydana çıkıyordu. Bir kaç kere tekrarladıktan sonra kasılmaya başladı. Anlaşılan çok özlemişti sikilmeyi. Hemen orgazm oluvermişti. Kasılmaları bitene kadar zıpladı Ahmet'in sikinin üstünde. Amından akan sular girişi rahatlatmıştı herhalde. Daha kolay inip kalkıyordu şimdi. Nefes nefese kalmıştı. Durdu, kalkıp siki amından çıkardı. Koltuğa serilip kaldı. Ahmet biraz dinlenmesine izin verdi. Sonra kalkıp, Semra'nın bacaklarını ayırdı, arasına girdi. Semra ses çıkarmadan onu izliyordu. Başına geleceklere itiraz etme hakkı yoktu sanırım.
Ahmet uzun sikini gövdesinden tutup, sikini Semra'nın ıslak am dudaklarına, klitorisine boylu boyunca sürttü bir süre... Islanan sikinin başı ışıkta pırıl pırıl parlıyordu. Ohhh... Harika görünüyordu. O klitorisine sert aleti sürttükçe, Semra inim inim inliyordu. Kaygan sik delirtiyordu onu. Dudaklarını ısırıyordu zevkten. Sonra bir anda tutup önünde sabırsızlıkla bekleyen istekli amcığın içine batırıverdi aletini. Semra kıvrandı, "Ahhh! Yavaşş aşkım..." dedi acıyla. "Sus orospu! İstediğin bu değil miydi? İşte veriyorum istediğini sana! Sesini çıkarma, seni evire çevire sikicem bu gece!" dedi.
Gidip gelmeye başladı hoyratça. Semra artık çekinmeyi bırakmış, içine girip çıkan yarağın verdiği zevk ve acıyla inliyordu. Yine kasıldı, orgazm oldu. Ahmet içine girip çıktıkça içinden sular fışkırıyordu sanki. Durmuyordu adam. Boşalmaya niyeti yok gibiydi. Sürekli bacaklarının arasında gidip geliyordu. Semra'nın bir bacağını kaldırdı, boynuna dayadı. İkiye ayrılan bacakların arasına istediği gibi yerleşip pompalamaya devam etti. Semra'nın inlemekten sesi kısılmıştı artık...
Ahmet bu kez belinden tutup ayağa kalktı. Semra'nın minyon gövdesi sikinin üstünde asılı gibi duruyordu. Kalçalarından tutup ayakta hoplatmaya başladı. Semra düşmemek için boynuna sımsıkı sarılmış, içine yarak girip çıktıkça inliyordu, "Aahhh! Yeter! Yeter artık! Acı bana! Dayanamıyorum!" diye. Ben elim amımda bu inanılmaz sahneyi izliyordum. Ahmet ayakta görümcemi hoplata hoplata sikiyor, yüzü kapıya dönük vaziyette, gözlerini benden ayırmıyordu. Ben de ona göstere göstere amımı okşuyor, parmaklarımı içime sokuyordum...
Bu kez döndü, Semra'yı sikinden indirip koltuğun üstüne bıraktı yavaşça. Semra bir, "Ohhh!" çekmişti. Baygın vaziyetteydi. Ama Ahmet dinlenmesine izin vermedi. Belinden tutup çevirdi, sert hareketlerle kızı dizlerinin üzerinde domalttı. Islak sikinin başını göt deliğine sürtmeye başladı. Semra çırpınıyordu artık, "Lütfen aşkım, yalvarıyorum, dayanamam artık, ölmek üzereyim! Yeter!" dye. "Artık istemiyor musun beni tatlım?" diye sordu Ahmet, "Seni sikmemi istemiyor musun? Az önce amıma geçir diye yalvarıyordun. Şimdi sikme diyorsun!" dedi. Semra da, "İçim çok acıyor aşkım! Hiç olmazsa ara verelim. Lütfen!" dedi.
Ahmet de, "İstersen içerde Aylin var... Çağıralım mı onu? Sana yardım etsin ister misin? Ne dersin?" dedi. Bunu söylerken bana bakıyordu yine. Semra, "Gelmez ki! Sana anlattım, abim doyuramıyor onu, senin onda biri kadar sikse yeter ona! Ama gelmez!" dedi. Ahmet bana baktı, "Ya gelirse? Ya onun da canı isterse?" dedi. Semra, "Keşke! Ne istersen yap hayatım! Yeter ki biraz dinleneyim ben! Öldürdün beni! Onu da sik! Biraz mutlu olsun yengem de! O da tadına baksın senin güzel sikinin! Bayram yapsın o da! Ama gelmez!" dedi.
Ahmet gözümün içine baktı. Şehvet vaat eden deli bakışları beni çağırıyordu. Elimi apış aramdan çekip yavaş adımlarla salona girdim. Hipnotize olmuş gibiydim. Gözlerimi Ahmet'in güzel maviş gözlerinden alamıyordum bir türlü. Yaklaştım. Semra domalmış vaziyette, arkadan amına giren koca yarakla baş etmeye çalışıyordu. Ahmet'in kalçaları ileri geri gidiyor, yavaş hareketlerle sikmeye devam ediyordu. Elimi uzatıp onun gergin, kaslı kalçalarına değdirdim. Ateş gibi yanıyordu. Okşadım. Ahmet bir eliyle geceliğimin eteğini tutup kaldırdı. Çıkarmamı istiyordu sanırım. Ben de tutup çıkardım geceliği. Şimdi ben de onlar gibi çırılçıplaktım. Arkadan yanaştım, Ahmet'in vücuduna sarıldım. Ahmet Semra'nın kalçalarıyla benim aramda kalmıştı şimdi...
Öne gittikçe Semra'nın amına giriyor, kalçalarına kasıkları çarpıyor, amından çıkarıp geri gelince benim kasıklarıma çarpıyordu. Ahmet başını çevirip dudaklarını uzattı. Ben de parmak uçlarımda yükselip öptüm dudaklarını. Dilimi gezdirdim. Uzun uzun öpüştük. Dili dilimi okşuyor, delirtiyordu beni. Uzun sarı saçlarını okşadım öpüşürken. Sonra öpüşmeyi bıraktı. Semra'ya dönüp belinden kavradı. Kızı sikini hiç çıkarmadan belinden tutup kaldırdı, koltuğa oturdu, arkasına yaslandı. Semra kucağında, sırtı dönük bir şekilde sikinin üstünde oturuyordu...
İşte o anda gördü beni. Gözleri şaşkınlıkla açıldı. Ben de onlar gibi çırılçıplak, aynı odanın içindeydik. Gülümsedim. O da bana gülümsedi. Gözlerimizle aramızda anlaşmıştık. Bu güzel siki, sikin sahibini aramızda paylaşacaktık. Onun yükünü hafifletecektim ben...
Semra'nın Lezbiyen ilişkiler konusunda söyledikleri geldi aklıma. Önlerinde diz çöktüm. Ahmet'in akan zevk sularıyla parlayan siki bir görünüp bir kayboluyordu gözümün önünde, damarlarını yakından görebiliyordum. Semra bir yandan inip kalkıyor, bir yandan gözünü benden ayırmadan merakla ne yapacağıma bakıyordu. Elimi uzattım, durmaksızın hareket halindeki tüysüz amına parmaklarımı değdirdim. Durakladı. Bekliyordu. Kabarmış, parmak gibi sertleşmiş klitorisini okşadım. Zıpkın yemiş gibi irkildi zevkten, "Ohhh! Çok güzel!" diye inledi...
Devamını bekliyordu şimdi. Bir süre okşadım klitorisini, sonra eğildim, dilimin ucunu tam o sertleşmiş klitorisine değdirdim. İnlemeler devam ediyordu. İçindeki koca yarağın verdiği zevk, klitorisinden yayılan zevkle birleşiyor, inlettiriyordu kızı. İlk defa yapıyordum bunu, ilk Lezbiyen ilişkimi yaşamak üzereydim. Bir hemcinsimin amını ellemek, ona zevk vermek, dilimin ucunda sıvılarının tadını almak içimi bir hoş yapmıştı...
İkisi de hareket etmeyi bırakmıştı. Ahmet kucağında minicik kalan Semra'nın omuzundan bakıyordu yaptıklarıma. Dilimi boylu boyunca gezdirdim Semra'nın amında. Altta Ahmet'in sikine geldim, uzun sikin yarısı dışarıda kalmıştı. Dilimle gezintiye devam ettim. Aşağıya indim, yumruk gibi aşağı sarkan taşaklarında gezdirdim dilimin ucunu. Sonra aynı şekilde, aynı yolu izleyerek yukarıya çıktım. Taşaklarını, damarlı sikini, Semra'nın şişmiş am dudaklarını, klitorisini yaladım. Hangisini yalasam, ondan bir, "Ohhhh!" inlemesi duyuyordum. Elimi amıma götürdüm, bir yandan yalıyor, bir yandan kendimi parmaklıyordum. Sonra dudaklarımı Semra'nın klitorisine gömdüm iyice. Emmeye başladım. Somura somura emiyordum...
Semra feryat etmeye başlamıştı, "Offf! Aylin... Ne yapıyorsun bana! Çok güzel! Yala! Yala!" diye inliyor, Ahmet'in kucağında, sikinin üstünde kıvranıyordu. Ahmet de bir eliyle saçlarından kavramış, dudaklarını emiyor, diğer eliyle memesinin birini avuçlamış eziyordu. Her zevk noktasından kuşatılan Semra daha fazla dayanamadı. Yine kasılmaya, orgazm olmaya başladı. Dakikalarca yılan gibi kıvrandı. Sonunda bitti. Hareketsiz kaldı. Ahmet kaldırıp yan tarafa yatırdı kızı. Baygın gibi yatıyordu. Parmağını kıpırdatamıyordu. Bitmişti...
Ahmet bitmemişti ama. Kızı defalarca boşaltmasına rağmen kendisi halen boşalmamıştı. Bana dönerek, o sikici erkek sesiyle, "Ne dersin? Sen de ister misin bunu?" diye sordu. Eliyle Semra'nın amından çıkan ıslak sikini kavramış, bana gösteriyordu. Yutkunup kaldım, bir şey diyemedim. Gözlerim elindeki harika şeye kilitlenmişti. Öyle güzel görünüyordu ki. Yumruk gibi başı vardı. Gövdesinin her tarafında damarları kabarmış, altında koca taşaklarla abide gibiydi. Dizlerimin üstünde donup kalmıştım...
Semra yanımızda bizi izliyordu. Eli amındaydı. Yorgun sesiyle lafa karıştı, "İster tabi aşkım, istemez olur mu? Hele tadını bir alsın, her zaman ister!" dedi. Ahmet güldü bunu duyunca. Sonra bana, "Dokunmak ister misin? Çekinme! Elini uzat!" dedi. Dediğini yaptım. Rüyadaymış gibi elimi uzattım. Dokundum. Parmaklarımın ucunda kıvılcım çaktı sanki. Geri çektim elimi. Sonra yine uzattım. Gülümseyerek beni izliyordu. Bu kez parmaklarımla gövdesini tuttum, ince narin parmaklarımın arasında bileğim kalınlığında duran aleti hayranlıkla seyrettim...
"Okşasana biraz! İçerden çıktı, kendini öksüz hissediyor zavallı!" dedi. Okşadım. Parmaklarımı o kadifemsi sertliğin üzerinde gezdirdim. Heyecandan dudaklarımın kuruduğunu hissediyordum. Dilimin ucuyla yaladım dudaklarımı. Ahmet, "Ohhh! O dilini gösterme bana, deli ediyorsun beni! Güzelliğin, seksiliğin deli ediyor!" diyerek eğildi, hırsla saçımdan tutarak kendine çekti, dudaklarıma yapıştı. Somurmaya başladı. Dilini ağzımın içine kaydırmış, dudakları dudaklarımı ezerken, dili de dilimi okşuyordu içeride. Öyle güzel öpüyordu ki, başım dönüyordu. Dakikalarca öpüştük...
Sonra hırsla dudaklarını kopardı benden. Şaşkın şaşkın bakıyordum. Aynı hırsla başımı tuttu, kucağına eğdi, kendini geriye attı. Anlamıştım ne istediğini. Burnumun ucunda duruyordu güzel siki. Başını öptüm önce. Dudaklarımı gezdirdim şapkasının kenarlarında. Elimle tutmuştum, elimin içinde damarlarındaki kanın akışını hissediyordum sanki. Ahmet, "Güzell! Şimdi de biraz yalar mısın lütfen?" dedi boğuklaşan sesiyle. İkiletmedim. Dilimi çıkarıp gezintime dilimle devam ettim. Dilim kurudukça yalanıyor, ıslatıp devam ediyordum. "Tükür lütfen, ıslansın!" dedi. Tükürdüm ben de. Ne bileyim, kocamda böyle şeyler yaşamamıştım ki hiç. Elimle tükürüğümü yaydım sikinin teninde. Kayganlaşan avucumla okşadım, dilimle yaladım, tekrar ıslattım. Şapkasını, gövdesini, her yerini...
"Şimdi taşaklarımı!" talimatı geldi. Aşağıya indim. Dilimi taşaklarının hassas derisinde değdirdiğimde inledi. Burnuma ter, sperm kokuları geliyor, bu beni daha da azdırıyor, yaladıkça yalamak istiyordum. Ama izin vermedi. Saçımı tutup geriye çekti başımı. Islanmış ağzımla yüzüne baktım, bekliyordum. Tekrar doğrulup, oturduğu yerde kendine çekti, tekrar öptü beni. Islak dudaklarımı öpüyor, yalıyordu. Belimden tutup benimle beraber aşağıya kaydı, sırtüstü yatırdı. Halının üzerine boylu boyunca uzattı, kendisi de bacaklarımı ikiye ayırıp üzerime abandı...
Bacaklarımın arasında durup bir süre beni seyretti. Heyecan içinde bekliyordum. Fazla bekletmedi. Eğildi. Dudakları dudaklarıma değdiğinde, sikinin başı da apış arama girmiş, amıma baskı yapmaya başlamıştı. Dayanamadım, sımsıkı sarıldım boynuna. Kalçalarını indirip sikini bastırdı, giremedi. Bu kez bir elini aramıza sokup, sikini tuttu, hedefine nişanlayıp bastırmaya çalıştı. Zorlanıyordu. Tüm ıslaklığıma rağmen, koca siki, benim az kullanılmış, narin amıma girmekte zorluk çekiyordu. İnledim, "Ihhhh! Yavaş! N'olur! Sikin çok büyük, alışkın değilim!" diye. "Merak etme canım, alıştıra alıştıra yaparım. Fazla zorlamamaya çalışırım!" dedi.
Dediği gibi yaptı. Yavaş yavaş, ileri geri, ileri geri yapa yapa, sikini am sularımda ıslatıp kayganlaştırarak ilerledi, ilerledi... Sanki amıma bir kol giriyor gibiydi, am dudaklarımın, amımın iç duvarlarının zorlandığını, gerildiğini hissediyordum. Zevk mi? Evet, ama duyduğum acı daha fazlaydı sanki... Dibime kadar girdi. İçimde yumruk gibi başın kalınlığını hissediyordum. Biraz bekledi, sonra birden kendini olduğu gibi üzerime bıraktı...
"Ihhhh!" diye inledim. Nefes almaya çalıştım. Yapılı erkek gövdesinin altında eziliyordum. Uzun sikinin henüz dışarıda kalan son birkaç santimini de dibime kadar gömmüştü bu hareketiyle. Artık amım yırtılacak, balon gibi patlayacak sanıyordum. Elimi araya sokup göğsüne dayadım, itmeye, kaldırmaya çalıştım. Nefes nefese, "Offf Ahmet, lütfen kalk! Üstümden kalk! Nefes alamıyorum! Sikin içimi yakıyor, yırtılacak gibiyim!" dedim. "Rahat bırak kendini güzelim! Şimdi geçecek! Amcığın alışır şimdi, merak etme!" diyerek beni dudaklarımdan, yanaklarımdan öpüyor, rahatlatmaya çalışıyordu...
Kendini yukarı çekti, üzerimdeki ağırlık, içimden bir 'Ploff' sesiyle aniden çıkan sikinin baskısı kaybolunca, gerçekten biraz rahatlamıştım. İçimi yakan ateş gibi siki içimden çıktığında bir serinlik hissettim. Ürperdim. Sonra o serinlik yerini tekrar ateşe bıraktı. Başımı kaldırıp baktığımda, Semra'nın başını kasıklarımın üstünde gördüm. Diliyle amımda geziyor, am dudaklarımı yalıyordu, yavrusunu yalayan dişi bir köpek özeniyle. Ahmet yanımızda yanlamasına uzanmış, elinde tuttuğu sikini sıvazlayarak ilgiyle Semra'nın bana oral yapışını izliyordu...
Kendimi, salonun loş ışıklı ortamında, küçük pipili kocamın hayli geniş pørnø arşivinden bir film sahnesinde gibi görüyordum. Ben, görümcem ve koca yaraklı sevgilisi. Sanki Satanist bir grup seks ayinindeymişiz gibi. Ben, bakire kurban gibi ortalarında yatmışım, Rahibe de amımı okşayıp yalayarak beni Efendimizin kutsal asası ile sikişine hazırlıyor. Efendimiz, az sonra amıma sokacağı kalın, damarlı, kutsal asası elinde, sabırsızlıkla Rahibenin işini bitirmesini bekliyor. Ve rahibe de işini iyi yapıyor doğrusu. Dili amımda gezindikçe, klitorisime dokundukça, elektrik vermişçesine minik titremelerle kendimden geçiyorum. Parmaklarını, içinden sular akan amıma sokarak, ileri geri yapıyor. Önce biri. Sonra ikincisi. Sokup çıkarıyor. Aynı anda dili parmaklarının etrafında, amımda Tavaf yapıyor. Klitorisimi okşayan dil aşağıya iniyor, am dudaklarımı yalıyor, daha aşağıya, arka deliğime kadar okşaya okşaya tüm kasık bölgemde geziniyor...
İnliyorum, dayanılacak gibi değil, parmaklarımla halının tüylerine asılıyorum, "Ahhh! Çok güzel! Harika!" diye inliyorum. Korkunç bir zevk dalgası yükseliyor kasıklarımdan tüm vücuduma. Kalçalarımla beraber düz karnım, göğüslerim dalgalanıyor, kasılıyor, gözlerim kararıyor. Orgazm oluyorum. Dakikalarca. Ama Semra durmuyor, yalamaya devam ediyor. "Yeter! Yeter artık! Dayanamıyorum! Bırak lütfen!" diyorum. Neden sonra bırakıyor amımı yalamayı. Başını kaldırıyor kasıp yalamasına engel olmaya çalıştığım bacaklarımın arasından. Etli dudakları, am sularımla pırıl pırıl, saç baş dağılmış. Gülümsüyor bana. Sonra Ahmet'e dönüyor, "Gel canım, artık hazır! Şimdi girebilirsin!" diyor.
Ahmet bekletmeden kalkıyor, dizlerinin üstünde, tekrar bacaklarımın arasına giriyor, siki kocaman başıyla dimdik, amıma kilitlenmiş. Ama Semra, "Dur bir dakka!" dedi, elini uzatıp Ahmet'in sikini kavradı, tutup ağzına soktu aleti. Bol bol tükürükle karışık emdi, yaladı. Boğazına kadar sokuyor, sonra dışarıya çıkarıp ne durumda olduğuna bakıyor, sonra tekrar sokuyordu ağzına. Ahmet inleyerek, "Yeter artık orospu! Böyle boşalmak istemiyorum, bırak şunu!" dedi.
Semra, ağzında iyice ıslattığı siki, az önce içinden sular fışkıran amımın dudakları arasına getirdi. Bana, "Merak etme canım, kontrol bende! Canının yanmasına izin vermem. Sonuna kadar sokturmam!" dedi. İçimden gülmek geldi, ama amıma girecek yarrağın heyecanı gülmeme engel oldu. Böyle bir fıkra mı vardı ne? Gerdek gecesi, kızını yarmasın diye damadının yarrağını eliyle tutan kaynanayla ilgili? Ama Ahmet kalçasını hareket ettirip sikinin başını amıma sokuverdiğinde, hepsi uçtu gitti aklımdan. Dirseğimin üzerinde doğrulmuş, Ahmet'in koca sikinin içimde batan gemi gibi kayboluşunu izliyordum, dudaklarımı ısırarak...
Az önceki orgazmımın etkisiyle herhalde, fazla canım yanmıyordu bu kez. Önce yumruk gibi baş kayboldu tamamen. Sonra damarlı gövde ağır ağır içimde batmaya başladı. Başımı iki yana sallayarak, "Ihhhh!" diye inledim. Amımı yarıyordu hayvansı alet. Semra tüm dikkatini elinde tuttuğu aletin içime girişine vermiş, "Şşşş... Az kaldı Aylin, sık dişini canım!" dedi. Dediği gibi az sonra Semra'nın yarağı tutan eli kasıklarıma dayandı, kaldı. Ahmet itmesine rağmen daha fazla girmiyordu yarak. Sonra inip kalkmaya başladı üstümde. Ağır ağır. Acı kaybolmuştu şimdi. Katıksız zevk vardı artık. Semra'nın elinin izin verdiğince içime giriyor, sonra başına kadar geri çıkıyordu. Hızını arttırdı. Nefes alamıyordum zevkten. İçime girip çıkan siki, bir şehvet dalgasından diğerine koşturuyordu beni. Ahmet ellerinin üzerinde spor salonunda şınav çekercesine rahat ve o oranda tempolu hareketlerle inip kalkıyordu. Bunu yaparken gözleri gözlerimdeydi...
Sonra Semra'ya, "Bırak artık yarrağım kaltakkk! Boşalmak üzereyim!" diye hırladı. Semra elini bırakıp üzerime geldi, dudaklarıma yumuldu. İyi ki öyle yapmış. Ahmet'in yarağını boylu boyunca amıma gömmesiyle, benim o anda duyduğum acı ve zevkle gırtlağımdan kopup gelen feryat, Semra'nın ağzında boğuldu gitti. Ağzımı dudaklarıyla kapatan Semra'nın ağzının içinde zevkten bağırıyordum artık. Burnumdan nefes almaya çalışıyor, başaramayınca göğüslerim şiddetle inip kalkıyordu.
Bu arada Ahmet, inip kalkan memelerimi kürek elleriyle avuçlamış yoğuruyordu. Kalçalarının hareketi iyice hızlanmış, kasıkları şiddetle kasıklarıma çarpıyor, amıma yarağını dipledikçe, o elim büyüklüğündeki taşakları ıslanmış arka deliğime vurup duruyordu...
Kendimi ölecek gibi hissediyordum. Vücudumun her zevk noktasından beynime ulaşan sinyaller artık birbirine karışmıştı. Ahmet'in sikinin pompalayıp durduğu amımdan, taşaklarının çarptığı arka deliğimden, hoyratça avuçlanan memelerimden, Semra'nın kemirdiği dudaklarımdan... Bütün sikişimiz boyunca orgazm yaşadım sanki. Küçük ölüm, yarı koma halinde gibiydim. Zevkten kendimi kaybettim bir süre sonra. Ahmet'in kasılmaları, içime fışkıran döllerinin rahmimin en derinlerini yakan ateşi. Her şey etrafımda dans etmeye başladı. Ahmet... Semra... Gözlerim kar
0 Yorumlar