💧 Eşarptaki Döl 2 / Sperm on the Headscarf 2

🇹🇷 HİKÂYENİN TÜRKÇE VERSİYONU

O günden sonra Nizamettin'le görüşmedik. Karımla da bu konuyu hiç konuşmadık. Bir ay kadar sonra, yine bir gece yatakta bir sağa bir sola dönüp duruyordum. İçimde nasıl bir bir sıkıntı vardı anlatamam. Karımla hayatımız yine rutin bir hal almıştı. Karıma sarıldım, güçlükle ağzımdan, "Nizamettin'i çağırayım mı?" sorusu çıktı. Açıkçası karımın itiraz edip kızmasını bekliyordum. Ama karım yumuşak ve sakin bir ses tonuyla, "Sen bilirsin..." dedi. İtiraz etmemiş, kararı bana bırakmıştı. Sanırım o da istiyordu.

Ertesi gün Nizamettin'i aradım. Biraz havadan sudan konuştuktan sonra, "Akşam yemeğe gelsene, bir iki duble içeriz!" dedim, kabul etti. Telefonu kapattıktan sonra karıma, "Akşam misafirimiz var!" dedim. Karımın yüzünde hafifçe bir gülümseme belirdi ve "Ben hazırlık yapayım o zaman!" dedi. Bu işin sonu nereye varacak diye merak ediyordum. O gün hemen Elektronikçiler çarşısına inip, kamera aldım, ufak tefek, her yere saklanabilen bir şeydi. Satan adam, tam doluyken 24 saat kayıt yapabildiğini, ayrıca ses kaydı da yaptığını söyledi.

Nizamettin'i kameraya çekecektim. Aklımda, Nizamettin'i bu gece bizde kalmaya ikna etmek, sonra da yatak odamızı ona vermek vardı. Sonrası Nizamettin'e kalıyordu, hazine odası bulmuş define avcısı gibi olacaktı. Bundan karımın bile haberi yoktu. Eve döndüğümde karıma, sadece yatak odamızda Nizamettin'i yatırmayı düşündüğümü söyledim. Bana verdiği tek cevap, "Sen bilirsin, bana bir şey sorma!" oldu. Bu arada karım da yatağın yanındaki tekli koltuğa çamaşırları katlayıp üst üste koymuştu. En üste güzelce katlanıp konmuş eşarpları, hemen altına da nerdeyse bir düzine kadar külotunu koymuştu. Tuzak hazırdı. Şimdi sabırsızlıkla akşam olmasını bekliyorduk...

Akşam saat 8 gibi Nizamettin geldi, elleri doluydu. Masa hazırdı. Hemen yemeğe oturup, ufaktan da içmeye başlamıştık. Nizamettin yanında getirdiği ünlü bir markanın kağıt çantasını açtı. İçinden önce bir kazak çıkardı ve bana uzatarak, "Kardeşim, benden sana bir ufak hediye!" dedikten sonra, "Bir de ablamı geçen kızdırdık, bu da ona kendimizi affettirmek için!" diyerek, kutusunda olan bir eşarp çıkardı. Şaşırmıştım, sadece, "Sağ ol ortak, ne zahmet ettin, hiç gerek yoktu!" diye karşılık verdim, sonra da mutfakta olan karıma seslendim, "Hanife gel bak, Nizamettin bize hediye getirmiş!" diye.

Karım içeri girdi. Göz göze geldik ve kutuyu uzatırken, "Bak Nizamettin bize getirmiş, seni kızdırdık ya geçen sefer, bizi afetsin yenge diyor!" dedim. Karım Nizamettin'e, "Abi ne gerek vardı, mahcup ettin bizi şimdi. Affedilecek bir şey yok!" dedi ve kutudan eşarbı çıkardı. Meslek icabı anlıyordum, bu kutu daha önce açılmış ve eşarp öyle amatörce katlanmış ve kutuya yeniden koyulmuştu. Sanki daha önceden kullanılmıştı. Karım, "Çok teşekkürler abi, çok güzelmiş!" dedi. Nizamettin de, "Ablam umarım beğenirsin, sana çok yakışacağından eminim, güle güle giy!" dedi. Karım tekrar teşekkür edip gitti. Nizamettin'in aldığı hediyeler pahalı şeylerdi. Zaten Nizamettin'in maddi durumu bizden çok çok iyiydi. Pahalı bir arabası vardı ve lüks bir Rezidansta kalıyordu...

Kadehler ardı ardına bitiyordu. Karım içeri girdi, elinde hazırlamış olduğu meyve tabağı vardı. Ama başında Nizamettin'in hediye getirdiği eşarp vardı. Siyah parlak satendi, üzerinde rengarenk küçük gül desenleri vardı ve karıma da çok yakışmıştı. Farklı olan sadece bu değildi. Karım çok abartılı olmamak kaydıyla hafif bir makyaj yapmıştı. "Nasıl, yakışmış mı?" diyerek elindeki tabağı masaya bıraktı. Evet, çok yakışmıştı ve ben ona böyle pahalı kaliteli güzel şeyler alamıyordum. Nizamettin, "Abla çok yakışmış!" dedi. Ben de, "Evet, çok yakışmış!" diyebildim mahcubiyet içinde. Karım şöyle etrafında döndü, çocuklar gibi mutluydu. Sonra hiç beklemediğim bir şekilde masadaki boş sandalyeye oturdu ve "Ben alkol içmiyorum, ama abimin bu güzel jesti için size meyve suyuyla katılmak istiyorum!" dedi. Bana baktı, ama izin ister gibi bir hali yoktu. Bozulmuştum, ama belli etmemeye çalıştım.

Hep beraber kadehlerimizi tokuşturduk, "Güzel ve mutlu günlere!" diye içtik. Bu an benim ve hayatımın değiştiği andır. Nizamettin lavaboya gidince, "Hanife, ne yapıyorsun sen?" diye sordum. Karım dudaklarıma bir öpücük kondurdu ve "Kızdın mı aşıkm, yoksa kıskandın mı?" dedi. Sonra da elini sikime attı ve "Ben seninim merak etme! Şey... Sana sormadan bir şey yaptım, ama kızma!" dedi. Kaşlarımı çatarak, "Ne yaptın sen?" diye merakla sordum. Karım, "Aşkım bu eşarba boşalmış Nizamettin, arka kısmına, kurumuş, ama yine de giydim! Hem onun burada kalmaya ikna olması lazım değil mi?" dedi. Ses çıkarmadım, kafasını tuttum kendime çektim, dudaklarını öpmeye başladım. Niyetim eşarbı kontrol etmekti. Ellerimi eşarbın üzerinde gezdirmeye başladım. Karımın dediği yeri buldum, evet o kısım kurumuş ve sertleşmişti. Bir an önce karımı sikmek istiyordum, sikim taş gibi sertleşmişti, ama yatmaya gidene kadar beklemeliydim...

Üçümüz masada oturmuş, bizim eski günlerimizden bahsediyorduk. Saatler gece yarısını biraz geçiyordu. Nizamettin benden fazla içmişti. 70'lik rakının yarısından fazlasını tek o içmişti. Ona, "Ortak bu gece gitme, şimdi çevirme falan olur..." dedim. "Yok, gitmem gerek!" dedi. "Gitme, yer var burada!" dedim. Nizamettin gitmek için ısrar ediyordu. Karım söze girerek, "Abi biliyoruz gidebilirsin, ama polisler ehliyetini alır falan, bak biz yabancı mıyız, sana içeriyi hazırlarım, güzelce yatarsın. Hadi abi, kırma bizi!" dedi.

Nizamettin karıma baktı ve "Senin o güzel hatırın için kalıyorum!" dedi. Sonra da bana, "Ee Bekir, son bir cila yapsak iyi olacak, ama şişe bitti!" dedi. "Ortak ben hallederim!" dedim. Karıma da, "Hemen gidip geliyorum!" dedim. Nizamettin, "Arabayla git yürüme!" dedi ve karım da yanımızdayken cebinden bir tomar para çıkarıp, "Al!" diyerek bana uzattı. Tamamı bir destenin yarısından fazlaydı. "Olmaz ortak!" dedim. "Al dedim sana, arabaya mazot al!" dedi. Parayı alıp, içimde biraz korku, biraz heyecanla dışarı çıktım. Arkadaşım da olsa Nizamettin'le karımı yalnız bırakmak ürkütmüştü beni.

Önce birkaç bira aldım, sonra da benzinliğe uğrayıp arabanın deposunu fulledim. Gidip gelmem yaklaşık 20 dakika sürmüştü. Eve geldiğimde Nizamettin televizyon izliyordu, karım ise masadaki fazlalıkları topluyordu. Karım mutfağa gittiğinde arkasından gidip, "Ne yaptın canım? Var mı bir sorun?" diye sordum karıma. "Yok canım, ne sorunu olacak, abi kardeş senin dedikodunu yaptık!" dedi. Korkulacak bir şey yoktu, her şey normal yolunda görünüyordu. Kendimden utanmalıydım böyle saçma sapan şeyler aklımdan geçirdiğim için. Biri karım, diğeri dostumdu...

Nizamettin'le biralarımızı içtikten onu yatakodamıza götürdüm. "İşte ortak, sen burada kalacaksın!" dedim. Nizamettin, "Bekir zahmet oldu size. Bir de odanızı veriyorsunuz, mahçup oldum size!" dedi. "Yok, ortak keyfine bak sen!" dedim. Önceden ayarlamıştım kamerayı, tam yatağı çekecek şekilde dolabın üstündeki yastıkların arasına koymuştum. Ancak çok dikkatli bakınca fark ediliyordu. Her şey tamamdı. Odadan çıkarken karımın koltuğa bıraktığı çamaşırların dağılmış olduğunu fark ettim. Acaba Nizamettin ben evde yokken yatakodamıza mı girmişti? Şüphelenmiştim. İçim içimi yiyordu. Ben evde yokken bu odada neler olmuştu?

Sonunda herkes odasına çekilmişti. Biz de yatılı okuyan kızımızın odasında yatacaktık. Karım da benim gibi azmıştı. Bugüne kadar yapmadığı şeyleri yapıyor, her yerimi öpüp yalıyordu. Yatakta doğruldum birden ve "Aşkım bu senin çamaşırlar... biz odaya girdiğimizde dağınıktı!" dedim. Karım, "Bilmiyorum, ben odayı kontrol etmek için girdim, bir daha da girmedim. Benden sonra Nizamettin bir kere tuvalete gitmişti, belki o zaman girmiştir. Ne oldu ki?" dedi. "Hepsi karmakarışıktı!" dediğimde, "Öyle olmayacak mıydı zaten? Ha önce karıştırmış, ha sonra, ne fark eder?" dedi. Karım haklıydı. Karıma, "Şimdi ne yapıyordur acaba? Merak etmiyor musun?" dediğimde, "Ben seni istiyorum şimdi! Bırakta şu anın zevkini çıkartalım!" dedi. Karım yine haklıydı, "Bu gece ilkleri yaşayalım o zaman!" dediğimde, "Ne gibi?" diye sordu.

"Görürsün birazdan!" deyip, onu tamamen soydum ve ben de soyundum. Alta uzandım ve onu 69 pozisyonunda üzerime çıkarttım. Kalkık yarağım yüzüne bakıyordu, onun beyaz ve tombul göt yanaklarının arasındaki etli ve sulu amcığı ise benim yüzümdeydi. Karım, "Ben ne yapacağım?" deyince, "Yarağımı yala!" dedim. Başını geriye atıp, "Tövbe tövbe! O ne demek?" deyince, ben onun amına dilimle yumuldum. Hafif bir inilti çıkardı. Dilimle amının içine giriyor, am dudaklarını emiyordum. Derken ben bir şey demeye kalmadan, o da yarağımı yalamaya başladı. Acemiydi, çünkü ilk defa bunu yapıyorduk. Yarağımın kafasını dudaklarının arasına almıştı. "Dilinle yala, dondurma gibi yala!" deyince, bu sefer dilini çıkarıp dondurma yalar gibi yalamaya başladı. Nasıl yapacağını bilmiyor, ama kolayca öğreniyordu.

Bense karımın göt yanaklarını iki yana iyice açmış, bir taraftan dilim amının içindeyken, parmaklarımla da amını ovalıyordum. Sonra parmağımı göt deliğinin etrafında gezdirmeye başladım. Derken parmağımı yavaş yavaş göt deliğine sokmaya başladım. Karım yarağımı deli gibi emiyor, yalıyordu ve o sırada götüne bir parmağın girdiğinden haberi yoktu. Orta parmağım yavaş yavaş göt deliğine yarısına kadar kadar girmişken, karım ani bir hareketle başını arkaya çevirip, "Aay, yapma, ah, yapma yapma, oradan olmaz!" demeye başladı. Ama ben sokmaya devam ediyordum. Ona, "Sen işini yap!" deyince, "Ay yapma, lütfen, çok günah!" dedi tekrar. Onu incitmek istemiyordum. Parmağımı götünden çıkarınca, karım aynı şekilde yarağımı emmeye devam etti.

Dilim amının içine girdikçe amı sulanıyor; dilim, ağzımın kenarları zevk suları ile ıslanıyordu. Ve ben bundan zevk alıyordum. Karımın etli amının suları beni daha çok azdırıyordu. Karım ise yarağımın kafasını diliyle, dudaklarıyla emiyor, yalıyordu. Gittikçe daha iyi yapmaya başlamıştı. Neredeyse ağzına boşalacaktım, "Tamam, bu kadar yeter!" diyerek göt yanaklarına şaplak attım. Beyaz ve tombul göt yanakları sütlaç gibi titremişti. Karım başını kaldırıp bana baktı ve "Tamam mı? Bitti mi?" deyince, "Daha yeni başlıyoruz!" dedim. Ona üzerimde dönmesini söyledim.

Döndü. Ellerini başımın iki yanına koyarak dizlerinin üzerinde çökmüştü. Başını tutup kendime çektim ve dudaklarına yumuldum. Etli dudaklarını emmeye, ısırmaya başladım. Büyük memeleri göğsüme değdikçe daha çok arzuluyordum onu. İki elimle göt yanaklarını avuçlamış, hamur gibi yoğuruyordum. O sırada ona, "Dizlerinin üzerinde hafifçe doğrul, götünü yukarı kaldır!" dedim. Dediklerimi aynen yapınca elimi yarağıma attım ve belimi hafifçe yukarı kaldırdım. Amını göremediğim için bir süre yarağımı öne arkaya, sağa sola tuttum, ama sonunda amına girmeyi başardım. Yarağımın kafası amına ilk girdiği anda, "Uff, ımm!" diye sesler çıkardı. Belimi daha çok yukarı kaldırınca yarağım daha çok içine girmişti.

"Şimdi yavaş yavaş yarağımın üzerine otur!" dedim. Ben belimi indirdikçe o da dediğim gibi götünün üstüne oturur gibi yaptı. Dirseklerini yatağa dayamasını istedim ve onu belinden tutup biraz kendime çektim. Şimdi istediğim pozisyona gelmiştik. Alttan amına pompalamaya başlayınca, "Ay, uh, ıhh!" demeye başlamıştı bile. Belimi her seferinde kaldırıp indirdikçe yarağım bir piston gibi amına girip çıkıyordu. Göt yanaklarını deli gibi avuçlamıştım bu pozisyonda. Aldığım zevkle kendime engel olamayıp götüne birkaç şaplak attım. Çıkan ses odanın içinde yankılanmıştı. Karım inlemeyle karışık, "Ay, ah, yapma, Nizamettin duyacak!" deyince kendime geldim. Karım, "Iıhh, ııhhh!" diye diye sürekli inlerken memeleri de göğsüme temas ediyordu.

Bir süre bu şekilde onu siktikten sonra ona doğrulmasını söyledim. Yavaş yavaş doğruldu ve yarağımın üzerinde oturur vaziyette kaldı. Yarağım taşaklarıma kadar karımın sıcacık amının içindeydi. Karıma, "Sen kendin yavaş yavaş götünü kaldırıp indir!" dedim. Ellerini tuttum ve karım yarağımın üzerinde yaylanmaya, götünü kaldırıp indirmeye başladı. Bu şekilde ben enerji harcamıyordum. Karım aldığı zevkle hızlandıkça hızlandı. Başını tavana dikmiş, gözleri kapalı, "Iıhh, ıııh!" diye inliyor, bu sırada memeleri aşağı yukarı sallanırken yataktan da ağır ağır gıcırdama sesleri geliyordu. Bir süre sonra derin derin nefes alıp vermeye, hırıltılar çıkarmaya başladı ve bir anda kendini üzerime bıraktı. Orgazm olduğunu anladım. Göğsüme yığılı halde başı yanıma düşmüştü. Halen kesik kesik inliyordu. Saçları yüzüme değdikçe sıcaklığını hissediyordum.

Ben bu kez onu belinden tutup kendime çektim ve alttan amına yine pompalamaya başladım. Gittikçe hızlandım, hızlandıkça daha çok pompaladım. Kasıklarım göt yanaklarına, kalçalarına çarptıkça şiddetli sesler çıkıyordu. Sonun da ben de dayanamadım ve karımın amına döllerimi boşalttım. O şekilde bir süre amında kaldım. Karım kendine gelir gibi olunca ona doğrulmasını söyledim. Dizlerinin üzerinde doğrulunca yarağımı amından çıkardım. Külçe gibi yanıma düştü ve uzandı. Gözleri sanki boş boş bakıyor gibiydi. Ona sarıldım. Boynunu, yüzünü öptüm. İkimiz de ter su içinde kalmıştık. 10-15 dakika dinlendikten sonra karım yataktan kalkıp kenardaki külotunu giydi, üzerine de geceliğini. Yanıma yatıp, gülümseyerek, "Şimdi Nizamettin napıyor düşünebilirsin!" dedi...

Sabah uyandığım zaman saat 5 gibiydi, karım halen yatıyordu. Nizamettin'i merak etmiştim, ne yapmıştı. İçimdeki şeytana uyup yatak odasına doğru yürüdüm. Kapıyı hafifçe yokladım. Kilitli değildi, hafifçe araladım. İçeriye bakınca Nizamettin'in mışıl mışıl uyuduğunu gördüm. Yatakta çırılçıplak yatıyordu. Ve yatağın üzerinde karımın külotları ve eşarpları vardı. Nizamettin'i gerçekten anlamıyordum. Korkmadan cüretkar bir şekilde kapıyı bile kilitlemeden yatabiliyordu. Acaba bildiği bir şeyler mi vardı? Yoksa yaptıklarına ses çıkarmamamızdan cesaret mi alıyordu?

Ayak seslerini duyup kafamı çevirdiğimde karımı karşımda gördüm. Basma eteğini giymiş, üstünde de çiçekli gömleği, başında da şifon eşarbı vardı. Tuhaf bir şekilde bana bakarak, "Ne yapıyorsun?" diye fısıldadı. Önce sus işareti yaptım, sonra da git işareti. Sesini çıkarmadı, ama gitmiyordu da. Karıma, "Sakın bana görmek istediğini söyleme!" diye fısıldadım. Yüzünü yere eğdi. Kolundan tutup aralık kapıya yanaştırdım. Karım kafasını kaldırarak çırılçıplak uyumakta olan Nizamettin'e baktı. Bir süre sessizce öyle kaldık. Sonra kapıyı kapatarak sessizce odamıza döndük.

Karımla yeniden soyunup, hayvanlar gibi sevişmeye başladık. Yarağımı amının dudakları arasına sürtmeye başladığımda, karım sabırsızlıkla, "Hadi soksana!" diye inledi. Biraz daha sürtüp, "Kimin yarağı bu?" diye sordum. Karım şaşırmıştı, "Kimin olacak, senin! Hadi sok!" dedi. "Yok, benim yarağım değil, kimin?" dedim. Karımın Jetonu düşmüştü, "Nizamettin'in!" dedi. Gülümseyerek, "Ben kimim?" diye sorduğumda ise, "Nizamettin'sin! Sik beni Nizamettin!" kelimeleri döküldü ağzından. Yarağımı amına geçirip, hayvan gibi siktim karımı. İkimiz de boşaldıktan sonra hiç konuşmadık. Birbirimize sarılarak uyuduk.

Sabah saat 9 gibi uyandım yeniden. Karım yatakta yoktu. Kendisine seslendiğimde, "Mutfaktayım aşkım, gel!" dedi. Yanına gittim, kahvaltı hazırlıyordu. Bana, "Nizamettin gitmiş haberin olsun. Uyandığımda gitmişti. Odayı toplamış, hatta çamaşırları bile düzgünce katlayıp yerine koymuş!" dedi. "Başka?" dedim. "Ne başka?" diye sordu. "Başka bir şey var mı işte?" dedim. Karım, "Eğer çamaşırlarımı soruyorsan, tüm çamaşırlarım tam hepsi yerinde. Eksik yok. Bu nasıl bir adam Bekir, tam beş kere mi yapmış? Beş eşarbıma da attırmış. Bir tanesi daha ıslaktı. Ama bütün eşyalarımı karıştırmış, hatta dolabı bile!" dedi.

Karıma sarılıp, "Boşver şimdi eşyaları, sen nasılsın, mutlu musun?" diye sordum. "Evet bir tanem, hem de çok!" dedi. Karımı dudaklarından öpüp, "Bu sınırları koruduğumuz sürece sorun yok değil mi?" dedim. Karım, "Sen nasıl istersen öyle olsun Bekir. Peki, bu adam her şeyi bildiğimizi anlamayacak mı?" dedi. "Bir süre böyle devam edelim bakalım. Neler olacak göreceğiz!" dedim.

İşe gitmeden önce yatakodasındaki kamerayı gizlice aldım. Görüntüleri karımın görmesini istemiyordum. Heyecanlıydım. Görüntüleri çok merak ediyordum. Dükkanda izleyecektim.

🇬🇧 READ THE STORY IN ENGLISH
After that night, we didn't see Nizamettin again. My wife and I never talked about what had happened, either. About a month later, I was lying in bed one night, tossing and turning. I can't even explain the restless feeling inside me. Life with my wife had gone back to the same old routine. I put my arm around her and finally managed to ask, "Should I invite Nizamettin over?" Honestly, I expected her to get mad and say no. Instead, she calmly replied, "It's up to you..." She wasn't objecting. She was leaving the decision to me. I had a feeling she wanted him to come back, too.
The next day, I called Nizamettin. After a little small talk, I said, "Why don't you come over for dinner tonight? We can have a couple of drinks." He agreed. After hanging up, I told my wife, "We've got company coming over tonight!" A slight smile appeared on her face. "All right, I'll get things ready, then." I couldn't help wondering where this was all going. That same day, I went down to the electronics market and bought a small camera. It was tiny enough to hide just about anywhere. The guy selling it told me it could record for twenty-four hours on a full charge and capture audio, too.
I planned to record Nizamettin. My idea was to convince him to stay the night, then offer him our bedroom. What happened after that would be up to him. He'd be like a treasure hunter who'd stumbled across a room full of gold. Even my wife didn't know about this part of the plan. When I got home, I simply told her I was thinking of letting Nizamettin sleep in our bedroom. All she said was, "It's up to you. Don't ask me anything." Meanwhile, she'd folded a pile of laundry and stacked it on the armchair beside our bed. Neatly folded scarves sat on top, with nearly a dozen pairs of panties underneath. The trap was set. Now we were both eagerly waiting for evening to come.
Nizamettin arrived around eight that night, carrying several bags. Dinner was ready, and we sat down to eat, starting on our drinks as we went. He opened a paper bag from a well-known designer brand. First, he pulled out a sweater and handed it to me. "Here you go, buddy. Just a little something for you." Then he took out a boxed scarf. "And since we got your wife upset last time, this one's to make it up to her." I was caught off guard. All I could say was, "Thanks, man. You really didn't have to go to all this trouble." Then I called out to my wife, who was in the kitchen. "Hanife, come here! Nizamettin brought us some gifts!"
My wife came into the room. We exchanged a glance, and I handed her the box. "Look what Nizamettin brought us. He says he's sorry we upset you last time and hopes you'll forgive him." She turned to Nizamettin. "Oh, you really shouldn't have, brother. Now you've made us feel bad. There's nothing to forgive!" She took the scarf out of the box. From experience, I could tell the box had been opened before. The scarf had been folded carelessly and put back inside. It almost looked used. "Thank you so much. It's beautiful!" my wife said. "I hope you like it," Nizamettin replied. "I'm sure it'll look great on you. Enjoy wearing it!" She thanked him again and left the room. The gifts were expensive, but Nizamettin was in a much better financial position than we were. He drove a luxury car and lived in an upscale apartment complex.
Our glasses kept getting refilled. Then my wife came back carrying a plate of fruit. She was wearing the scarf Nizamettin had given her. It was shiny black satin decorated with little roses in different colors, and it looked really good on her. But that wasn't the only thing that had changed. She'd also put on a little makeup, just enough to look nice without going overboard. "Well, what do you think? Does it suit me?" she asked as she set the plate on the table. It really did. I couldn't afford to buy her beautiful, high-quality things like that. "It looks great on you!" Nizamettin said. I managed to echo him, feeling a little embarrassed. My wife gave a happy little twirl, looking like a kid who'd just gotten a present. Then, to my surprise, she sat down in the empty chair at the table. "I don't drink alcohol, but I'd like to join you with some juice to celebrate my brother's lovely gesture!" she said. She looked at me, but she wasn't asking for permission. I didn't like the surprise, but I tried not to show it.
The three of us clinked our glasses and drank to "better days and happiness." That was the moment my life began to change. When Nizamettin went to the bathroom, I turned to my wife. "Hanife, what are you doing?" She kissed me on the lips. "Are you mad, sweetheart, or are you jealous?" Then she touched me affectionately and added, "I'm yours, don't worry. Um... I did something without asking you first, so please don't get mad." I frowned, curious. "What did you do?" She lowered her voice. "Sweetheart, Nizamettin left something on the back of this scarf. It's dried up now, but I put it on anyway! Besides, we need him to agree to stay here tonight, don't we?" I didn't say anything. I pulled her close and kissed her. Part of me wanted to check the scarf for myself. I ran my hands over the fabric and found the spot she'd mentioned. It had dried and stiffened. I wanted to be alone with my wife, but I knew we'd have to wait until bedtime.
The three of us sat around the table, reminiscing about the old days. It was a little after midnight, and Nizamettin had drunk more than I had. He'd finished more than half of the big bottle of rakı himself. "Come on, buddy, stay here tonight," I told him. "You don't want to get pulled over or anything." He shook his head. "No, I really should go." "Don't go. We've got room." He kept insisting that he needed to leave, until my wife joined in. "Brother, we know you can drive, but the police could take your license if they catch you after drinking. We're not strangers, are we? I'll get everything ready inside, and you can sleep comfortably. Come on, don't let us down!"
Nizamettin looked at my wife. "For your sake, I'll stay," he said. Then he turned to me. "So, Bekir, how about one last round? The bottle's empty, though." "Don't worry, buddy. I'll take care of it." I told my wife I wouldn't be long and headed out. Nizamettin told me to take the car instead of walking. With my wife sitting right there, he pulled a thick wad of cash from his pocket and held it out to me. It was more than half a bundle of bills. "No way, man," I said. "Take it. I told you to take it. Put some gas in the car!" I accepted the money and headed outside, feeling a mixture of fear and excitement. Even though Nizamettin was my friend, the thought of leaving him alone with my wife made me uneasy.
I picked up a few beers, then stopped at a gas station and filled the tank. The whole trip took about twenty minutes. When I got back, Nizamettin was watching TV while my wife cleared the extra dishes from the table. I followed her into the kitchen. "How did things go, sweetheart? Everything okay?" I asked. "Of course, honey. What could possibly be wrong? Your brother and I were just gossiping about you!" she said. There was nothing to worry about. Everything seemed perfectly normal. I felt stupid for letting such ridiculous thoughts run through my head. One of them was my wife, and the other was my best friend.
After we'd finished our beers, I took Nizamettin to our bedroom. "Here you go, buddy. This is where you'll be sleeping tonight." He looked a little embarrassed. "Bekir, you've gone to a lot of trouble for me. You're even giving up your own bedroom. I feel bad." "Don't worry about it. Make yourself at home." I'd already positioned the camera among some pillows on top of the wardrobe, pointing directly at the bed. You'd only notice it if you looked very carefully. Everything was ready. As I was leaving, I noticed that the laundry my wife had left on the armchair was now scattered around. Had Nizamettin gone into our bedroom while I'd been out? Suspicion started eating away at me. What had happened in that room while I was gone?
Eventually, everyone went to their own rooms. My wife and I were going to sleep in our daughter's bedroom since she was away at boarding school. My wife was just as worked up as I was. She was doing things we'd never done before, showering me with affection and kisses. I suddenly sat up in bed. "Sweetheart, your clothes were all over the place when we went into the bedroom," I said. "I don't know. I went in to check the room, but I haven't been back since. Nizamettin went to the bathroom once after that. Maybe he went in then. What's wrong?" she asked. "Everything was completely messed up!" I told her. "Well, wasn't that the whole point? What difference does it make whether he moved things around before or after?" She had a point. I wondered aloud what Nizamettin might be doing right then and whether she was curious, too. "I want you right now," she said. "Let me enjoy the moment instead of worrying about him!" She was right again. "Then let's try something new tonight," I said. "Like what?" she asked.
"You'll see in a minute," I told her. We put aside our usual routine and became more adventurous with each other. At first, my wife wasn't sure what to do, but she quickly got more comfortable with the idea of trying something new. We explored each other's bodies and discovered things we'd never tried together before. She was inexperienced with some of it, but she was a quick learner, and we couldn't stop laughing and whispering to each other as we figured things out.
As we became more comfortable, I began testing her boundaries. When she made it clear that she didn't want to go any further with one particular thing, I stopped. She continued kissing me, and we returned to what we both enjoyed. The night went on, and the tension we'd been carrying around all evening slowly gave way to intimacy.
I was enjoying how close we'd become. My wife was getting more confident, and we were both discovering a different side of our relationship. Eventually, I teased her that we'd only just begun. She lifted her head and looked at me, curious about what I had in mind next.
She turned around and settled beside me, resting her hands near my head. I pulled her close and kissed her. The more affectionate we became, the more I wanted her. I held her close, and we continued exploring this new side of our marriage. As the night went on, I suggested trying a different position. We took our time, making sure we were both comfortable, and soon we were caught up in the moment again.
After a while, my wife became more confident and took the lead. We laughed quietly when the bed creaked, both of us suddenly remembering that Nizamettin was sleeping in the next room. "Keep it down," she whispered. "He's going to hear us!" That was enough to make us pause for a second before we started laughing again.
We stayed close for a while, catching our breath and enjoying the moment. Eventually, we both relaxed and fell quiet. My wife rested against me, her hair brushing my face. We were both sweaty and exhausted. After ten or fifteen minutes, she got out of bed, put on her panties and nightgown, then climbed back in beside me with a smile. "Now you can spend the rest of the night wondering what Nizamettin's doing!" she said.
When I woke up, it was around five in the morning. My wife was still asleep. I couldn't stop wondering what Nizamettin had been up to. Giving in to my curiosity, I quietly made my way toward our bedroom. I tested the door gently. It wasn't locked, so I eased it open. Inside, I found Nizamettin fast asleep, lying completely naked on the bed. My wife's panties and scarves were scattered across the bed, too. I honestly couldn't understand this guy. He was sleeping there naked, bold enough not even to lock the door. Did he know something we didn't? Or had our silence about his behavior simply made him feel like he could get away with anything?
I turned when I heard footsteps and saw my wife standing behind me. She was wearing her cotton skirt, a floral blouse, and a chiffon scarf over her hair. She gave me a strange look and whispered, "What are you doing?" I motioned for her to be quiet, then signaled for her to go away. She didn't say a word, but she didn't leave either. "Don't tell me you wanted to see him," I whispered. She lowered her eyes. I took her by the arm and guided her toward the partly open door. She raised her head and looked at Nizamettin, still sleeping naked. We stood there silently for a while, then closed the door and quietly returned to our room.
Once we were alone again, my wife and I picked up where we'd left off. We were caught up in the excitement of the night and began whispering fantasies to each other. I asked her to imagine someone else in my place. At first, she looked surprised, but she understood what I meant. We played along with the idea, and it became part of our private game. When we were done, neither of us said much. We simply held each other and fell asleep.
I woke up again around nine in the morning. My wife wasn't in bed. When I called out to her, she answered from the kitchen, "I'm in here, sweetheart. Come on in!" She was making breakfast. "By the way, Nizamettin's gone," she told me. "He'd already left when I woke up. He even tidied up the room and folded the laundry neatly before putting it back where it belonged." "Anything else?" I asked. "What do you mean, anything else?" she replied. "I don't know. Anything else happen?" I asked. She shook her head. "If you're asking about my clothes, everything's here. Nothing's missing. What kind of man is he, Bekir? Did he really do it five times? There were traces on all five of my scarves. One of them was still damp. But he'd gone through all my things, even the wardrobe!"
I put my arms around my wife. "Forget about the clothes for a minute. How are you? Are you happy?" I asked. "Yes, sweetheart. Very happy," she replied. I kissed her and asked, "As long as we keep our boundaries clear, there's no problem, right?" She smiled. "Whatever you want, Bekir. But won't he eventually figure out that we know what's going on?" "Let's keep things this way for a while and see what happens," I said.
Before heading to work, I secretly retrieved the camera from the bedroom. I didn't want my wife to see the footage. I was excited and couldn't wait to find out what it had recorded. I'd watch it at the shop. 1. Bölüm / Chapter 1 : https://www.sxonya.com/2026/10/hikaye.html
2. Bölüm / Chapter 2 : x
3. Bölüm / Chapter 3 : https://www.sxonya.com/2026/10/3.html

Yorum Gönder

0 Yorumlar