🇹🇷 HİKÂYENİN TÜRKÇE VERSİYONU
Merhaba, adım Marziye. 37 yaşında 3 kız çocuk annesiyim. Doğup büyüdüğüm Türkiye'den genç yaşımda Almanya'ya gelin gelmiştim. Kocam halamın oğluydu, Almanya'da doğup büyümüştü. Bir türlü alışıp sevemedim Almanya'yı, uyum sağlayamadım. Bu da evliliğimde gerginliklere sebep oluyordu. İlk zamanlar birkaç ayda bir Türkiye'ye gidip annemi babamı görüyordum ama peş peşe üç çocuk doğurduktan sonra bu durum da ortadan kalktı. Kocamın ve ailesinin baskıları sürerken işin içine dayak da girmişti. Birkaç günde bir sudan bahanelerle tokatlar suratımda patlıyordu.
Kaynanamlarla aynı binada altlı üstlü oturuyorduk. Almanca bilmiyordum, kendi başıma sokağa çıkmama bile izin vermiyorlardı. Gidebileceğim hiçbir yer yoktu. Büyük bir baskı altındaydım. Sadece çocuklarım beni hayata bağlıyordu. Boşanmak yapabileceğim bir şey değildi. Zaten inancımız ve töremiz gereği gelinin ancak cenazesi baba evine dönerdi. Boşanıp Türkiye'ye dönsem kimse yüzüme bakmaz, bir tas su, bir dilim ekmek vermezdi.
Tesettürlü, dini bütün bir kadındım ama kocam sürekli içki içen zaman zaman da uyuşturucu maddeler kullanan biriydi. Dışarda içtiği yetmiyormuş gibi bir de evde içer, cebinden çıkardığı hapları atardı ağzına. Kızlarımı yatırdıktan sonra beni zorla yanına oturtup içki içmeye zorlardı. Dudaklarımı sımsıkı kapatıp itiraz ettiğimdeyse suratıma sert tokatlar atardı. Kaynanama ve kayınbabama bu durumu anlattığımda, "Sen de azıcık kadın ol da kocanı eve bağla, bize de böyle şikayetlerle gelme!" derlerdi. Çocuklarının ne olduğunu çok iyi bildikleri halde kazancı iyi olduğu için ses etmezlerdi.
Sadece içki ve uyuşturucu değildi problemim. Yatakta da problemler vardı. Kocam başından beri götten ilişkide bulunmak istiyordu benimle. Birkaç sefer götten zorla yapmaya kalktığında kaçıp elinden kurtulmuş, kendimi banyoya kilitlemiştim. Utana sıkıla kaynanama bu durumu anlattığımda, "Sen de ver götten, ne diye itiraz ediyorsun. Köydeki anan bile veriyor götten. Götün çok mu değerli senin, elmas mı saklıyorsun orada!" diye bana çıkışmıştı. Üstelik hiç utanmadan kendisinin kocasına götten verdiğini söylemişti.
Evlilik içi tecavüzlerse rutin bir olaydı. İstemediğim, hasta ve adetli olduğum zamanlarda bile zorla sahip oluyordu bana. Birkaç sefer büyük kızıma yakalanmıştık. Gözleri önünde babasının tecavüzüne uğramıştım. Ama güçlü direnmelerim sayesinde onca yıl götten ilişkiye girememişti. Kayınbabamın sarkıntılıkları ise söylemeye utandığım başka bir olaydı. Kaynanamın evde olmadığı zamanlarda beni sıkıştırıp oramı buramı elliyordu. Birkaç sefer banyo yaparken yanlışlıkla (!) içeri girmişti. Kaynanamın Türkiye'ye gittiği ve hasta olduğu bir dönemde ise kendisini yıkamamı istemişti. Kocama bunu yapmak istemediğimi söylediğimdeyse, "O senin baban, ne demek ben onu yıkamam!" demişti öfkeyle. Zorla beni banyoya sokup kayınbabamın çıplak vücuduna dokunmamı, onu sabunlayıp yıkamamı sırıta sırıta izlemişti. Öz babasının sikine dokunmama ses çıkartmamıştı...
Yıllar bu şekilde gelip geçerken kızlarım büyüdü. En büyüğü Hande, 18 yaşına gelmişti. Liseye gidiyordu. Benimle hiç ilgisi olmayan güzel ve şık giyinmeyi seven, makyaj yapan genç bir kızdı. Doğal olarak erkek arkadaşları da oluyordu. O nedenle anlaşamıyorduk birbirimizle. Benden çok babasına bağlıydı. Telefon sürekli elindeydi. Almanca doğru düzgün bilmediğim için telefonda ne konuştuğunu anlayamıyordum, ama ortanca kızım ablasının ahlaksız konuşmalar yaptığını söylüyordu. Ben ablasıyla iyi geçinemediği için iftira attığını düşünüyordum, ama bir gün telefonunda gördüklerim karşısında doğru söylediğini anladım...
Hande banyo yapıyordu, telefonu yatağının üstündeydi. Telefonuna peş peşe Whatsapp mesajları gelmeye başladı. Merak edip telefonu aldım elime. Bir adamın sikinin resimleriydi gelenler. Kızım da ona kendi çırılçıplak resimlerini çekip atmıştı üstelik. Almanca konuşmalar yapmışlardı. O an elim ayağım titremeye başladı. Banyoya girip saçlarına yapıştım. Kendimi kaybetmişçesine vuruyordum. Diğer kızlarım ablalarını elimden çekip alana kadar dövdüm. Ağzı yüzü kan içinde kalmıştı. Kaynanam ve kayınbabam koşup geldiler. Ama onlara neden dövdüğümü söyleyemezdim. Benimkinden daha beter döverlerdi çünkü. Tartıştığımızı, bana küfür ettiğini, dayanamayıp dövdüğümü söylediğimde inandılar.
Akşam kocam geldiğinde de aynısını söyledim. Ama olayın gerçek sebebini bilmediğinden, "Sen benim kızıma nasıl vurursun!" diyerek beni dövdü, kızıma attığım dayağın bir benzerini ben yedim. Ama artık alışmıştım dayaklara, o nedenle umursamadım. Hande'ye telefonundaki resimleri silmesini, o adamla bir daha görüşmemesini, öbür türlü babasına gerçeği anlatacağımı söyledim.
Dediğimi yaptı, ama birkaç hafta sonra yüzünden düşen bin parça halde yanıma geldi. Adamın kendisiyle birlikte olmak istediğini, itiraz ederse çıplak resimlerini internete koymakla ve babasına göndermekle tehdit ettiğini söylediğinde başımdan aşağı kaynar sular döküldü. "Kızım sen silmedin mi o resimleri?" dediğimde, "Anne ben sildim, ama onun telefonunda duruyor sonuçta!" dedi ağlayarak.
Teknoloji konusunda iyi değildim. Kızım resimleri silince her şeyin bittiğini düşünmüştüm. Gene saçlarına asılıp dövmek istedim, ama dövsem de bir faydası yoktu artık. Kızım ağlayıp ayaklarıma kapanarak, "Anne ne olur babama söyleme, ne olur, kimse duymasın anne, ne olur!" diyordu. Adamın adının Günter olduğunu, Alman bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığını söyledi. Günter denilen adam kızımla birlikte olmak istiyordu. Aksi halde resimleri internete koyup kocama gönderecekti. Bir şeyler yapmak lazımdı. Alman polisine gidemezdim. Olay açığa çıkar, belki de kızım aile içi cinayete kurban giderdi. Bu işi sessiz sedasız çözmek gerekiyordu. Kocamın ve ailesinin haberi olmamalıydı. Bunu yapacak olan da bendim.
Maksadım kocamdan habersiz biriktirdiğim birkaç yüz Euro'yu adama verip olayı kapatmaktı. Kızıma, "Günter'le buluşmak istediğini söyle, beraber buluşup konuşalım!" dediğimde, "Tamam anne!" dedi. Hemen yanımda aradı adamı. Almanca konuşuyorlardı, konuşma hararetli bir hal aldığında, "Kızım ne oldu, ne diyor bu adam?" diye sordum. "Ben kafede buluşalım diyorum, ama o itiraz edip evine gitmemizi istiyor!" dedi. İstemeye istemeye, "Tamam, ama yanımda annem de olacak de!" dedim. Hande dediklerimi söyledikten sonra, "Kabul etmiyor!" deyince, "Ne demek kabul etmiyor?" dedim sinirle. "Ya sadece sen gel, ya da annen gelsin tek başına. İkiniz birden gelmeyin diyor!" dediğinde öfkeden kendimi parçalayacak hale gelmiştim, ama artık dönüşü olmayan bir yola girmiştim.
Kızımı tek başına o adamın evine gönderemezdim. "Tamam, annem gelecek seninle konuşmaya de!" dediğimde sözlerimi Almancaya çevirdi. Sonra da, "Tamam kabul etti!" diyerek kapattı telefonu. "Peki, ben bu adamla nasıl anlaşacağım kızım, benim Almancam az!" dediğimde, Günter'in Türkçe bildiğini, konuşma konusunda sıkıntı yaşamayacağımı söyledi Hande. "Türkçeyi nerden öğrenmiş bu kefere?" diye sorduğumdaysa, "Anne Almanya'da kaç milyon Türk var. Hem Günter her yaz Türkiye'ye gidiyormuş tatil için, o şekilde öğrenmiş!" diye yanıt verdi.
Ertesi gün Hande ile beraber çıktık. Büyük ve eski bir binanın en üst katındaydı Günter'in dairesi. Ben binaya girerken Hande etraftaki kafelerden birinde oturup bekleyecekti beni. Asansör yukarı çıktıkça heyecanım da artıyor, kalp atışlarımın şiddeti çoğalıyordu. Kızarmış, terlemiştim. Sonunda asansör durdu. Birkaç merdiven çıkıp kapısının önüne geldim, zile bastım. İçerden ayak sesleri gelirken elim ayağım titriyordu. Biraz sonra kapı açıldı. Sarışın, uzun boylu, benim yaşlarımda, atletik vücutlu bir adam kapıdaydı.
Almanca hoş geldiniz deyince içeri geçtim. Adam bana elini uzatınca ters ters baktım ve elimi uzatmadım. O da neden uzatmadığımı anlamış gibi çekti elini hemen. Koltuğa oturmamı istedi, kendisi de karşıma oturdu. Günter Hande'nin dediği gibi Türkçe biliyordu. "Benim çok Türk arkadaş var, ben tatillerde hep giderim Türkiye'ye. Ben çok seviyor orayı!" dediğinde, "Sen bırak şimdi bunları. Benim kızımdan ne istiyorsun? Utanmıyor musun o yaşta kıza sarkıntılık etmeyi? Suç işlediğini bilmiyor musun? Ayıp değil mi?" değimde, "Oo, oo, bi dakka, bi dakka. Hande 18 yaşında. Artık yetişkin bir kadın. Sen karışamazsın ona!" diyerek karşılık verdi.
"Bana bak, ben onun annesiyim. Öyle bir karışırım ki, aklın çıkar yerinden. O resimleri hemen sileceksin!" dedikten sonra da çantamı açıp 500 Euro çıkardım. "Al bak, bu parayı al, kızımı rahat bırak tamam mı? Sil o resimleri şimdi!" dediğimde, "Oo, siz beni yanlış anladınız, ben para istemiyorum, benim param var!" dedi gülerek. "Bak Günter misin nesin, al şu parayı da konu kapansın. Kızımı rahat bırak, o resimleri sil, bundan sonra birbirimizi görmeyelim. Tamam mı? Eğer kocama söylersem seni öldürür. Ben bunu istemediğim için kendim geldim. Al şu parayı, sil o resimleri. Kendi yolumuza gidelim!" dediğimde sırıtarak geriye yaslandı.
Günter, "Sen Türk değil misin? Sen kocana söyleyemezsin. Bana yalan söyleme, beni kandıramazsın. Ben para istemiyorum. Ben Hande'yi istiyorum!" dediğinde kan beynime sıçradı. Hiç yapmadığım halde küfür ettim, "Bana bak orospu çocuğu, al şu parayı insan gibi sil o resimleri. Kızım çocukluk edip yapmış bir hata, ama daha fazla uzatma artık. Al şu parayı, sil resimleri!" diyerek paraları suratına fırlattım.
Günter gülerek paraları yerden aldı ve önümdeki sehpanın üstüne koydu. "Sen çok sinirlisin, ama sana yakışıyor, sen çok güzel kadınsın!" deyince bir an üstüne atılmak istedim. "Bak, insan gibi söylüyorum. Bizi rahat bırak. Kocama söylersem seni öldürür. Al bu parayı, rahat bırak bizi. Bu işi aramızda çözelim. Uzatma artık. İnsan gibi söylüyorum sana. Anlaşalım, tamam mı, al şu parayı!" diyerek paraları ona doğru ittim. Hatta 200 Euro daha çıkarıp onu da koydum.
Günter, "Ben başka bir şey demiyorum ki, ben de anlaşmak istiyorum. Ama ben para istemiyorum, ben sana söyledim. Hande yetişkin biri artık. Polise gitsen de bir şey yapamaz. Sen suçlu olursun. Kocan da bir şey yapamaz. Burası Almanya Türkiye değil" dedi sırıtarak. Öfkem gittikçe artarken aynı sözleri bir kez daha ama bu kez daha yumuşak bir tonda söyledim. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır hesabı ben de Günter'i ikna edebileceğimi düşünüyordum. Ancak Günter pis pis sırıtıp duruyordu ben konuşurken. Yine de sözlerimi sessizce dinledi.
Konuşmam biterken, Günter, "Ben Hande ile olmak istiyordum, ama artık vazgeçtim!" dediğinde büyük bir neşe kapladı içimi. Ama hemen sonra, "Ben seni istiyorum!" deyince deliye döndüm. "Senin kulakların duyuyor mu ne dediğini!" diye bağırdığımda, gülerek iki kulağını tutup salladı. "Duyuyor, ikisi de sağlam!" dedi pis bir gülüşle. Şoka uğramıştım. Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Şok içindeydim. Küfürler ettim, ama ettiğim küfürler Günter'e hiç tesir etmedi.
Günter, "Ben teklifimi yaptım. Sen benimle olursan sizi rahat bırakırım. Bir daha da görmem. Ama yok dersen, itiraz edersen sen bilirsin. Hemen şimdi koyarım internete, üstüne de yazarım Almanyalı Türk Hande diye. Bütün akrabaların görür. Kocanın çalıştığı işyerine gider orada herkese gösteririm!" dedi iğrenç bir gülme eşliğinde. Elindeki telefonu tutmuş bana gösteriyordu bu sırada. Ekranında kızımın çıplak resimleri vardı. Yerimden fırlayıp telefonu elinden almaya çalıştım, ama kolumu havada yakalayıp büyük bir güçle beni koltuğa geri fırlattı.
Sırıta sırıta gülüp telefonu sallayıp kızımın resimlerini göstermeye devam ediyordu. Kapana kısılmış bir fare gibiydim. Kızımın istikbali vereceğim karara bağlıydı. Beynimin içi boşalmıştı sanki. Hiçbir şey düşünemiyordum. Elim ayağım buz kesmişti. Gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı. Kızımın cahillikle yaptığı hatanın bedelini ödemem isteniyordu. Belki de bu kaderime yazılmıştı, kadere iman etmiş biriydim. Başka türlüsünü düşünemezdim.
Dakikalar sonra gözyaşlarımı silip, "Tamam, ama sileceksin resimleri, bir daha da bizi rahatsız etmeyeceksin!" dedim. Günter, "Tamam, söz veriyor ben, dediğimi yapacağım. Ama sen de yapacaksın. Ben çok seviyor senin gibi kapalı Türk kadınları. Çok merak ediyor, siz çok güzel oluyorsunuz!" dedi acı veren gülmesi eşliğinde. Göğsüm kalkıp iniyordu şiddetle. "Bu aramazda kalacak, kimseye söylemeyeceksin. Eğer öyle bir şey olursa seni bıçakla delik deşik ederim!" dediğimde, "Ooo, sen çok öfkeli ama öyle daha güzel. Çok güzel kadınsın sen, kocan çok şanslı. Ama korkmana gerek yok, ben kimseye söylemem. Kimse bilmez, söz veriyorum sana!" dedi yüzüne ve sesine ciddi bir ifade vermeye çalışarak.
Derken Günter pantolonunun kemerini ve fermuarını indirdi. Pantolonu ayaklarına inerken, "Sen manyak mısın be, ne yapıyorsun?" dedim, ama Günter hiç oralı olmadan baksırını da sıyırdı aşağı. Kasıklarına inen kalın ve sünnetsiz siki karşımdaydı. Taşakları ve kasıkları sarı kıllarla doluydu. Öfke, utanç, korku her türlü pis ve aşağılık duygular kaplamıştı içimi. Hande'nin telefonunda resimlerini gördüğüm şey şimdi kanlı canlı karşımdaydı. "Sen ne pis adamsın, yatak odası yok mu bu evde?" dediğimde, "Yok, benim ev küçük, ben bu koltukta yatıyorum!" dedi sikini sallayarak.
Çatı katı olduğundan pencerelerden karşıdaki evler görünmüyordu, sadece bulutlu gökyüzü görünüyordu, ama hep gece vakti ilişkiye giren beni fazlasıyla germişti bu durum. Üstümde halen kıyafetlerim vardı. Ayağa kalkıp pardesümü çıkartmak istediğimde, "Nein, çıkartma, böyle daha güzel, daha seksi oluyorsun!" dedi Günter. Koltuğa oturdum yeniden. Günter önüme gelip sikini salladı tekrar. Kalın, sünnetsiz siki sosise benziyordu. Kafasındaki derisi bir ileri bir geri gidiyor, ucundaki delik bir görünüp bir kayboluyordu.
Yavaşça ağzımı açınca ucundan tuttuğu sikini soktu ağzıma. Hayatımda kocamın ve kayınbabamın sikinden sonra başka bir erkeğin siki temas ediyordu vücuduma. Acemisi olduğum bir şeydi bu. Kocamla 19 yıllık evliliğimizde çok yaptığımız bir şey değildi. Daha doğrusu o istese de ben itiraz edip yapmıyordum. Pek zevk almıyordum çünkü. Kocamın sünnetli kısa kalın sikine göre Günter'inki daha uzun ve kalındı. Dudaklarımın arasında sikinin ileri geri hareketlerini hissediyordum.
Dişlerim sikinin kafasına değiyordu, dişlerimle ağzımın içine daha fazla girmesine izin vermiyordum, ama Günter, "Ağzını aç, dişlerini aç!" diye söylenince dediğini yaptım. Araladığım dişlerimin arasından ılık, kalın bir sosis içeri doğru kaymaya başladı. Dilimi sağa sola oynatıp kurtarmaya çalışıyordum, ama Günter'in kalın siki ağzımı dolduruyordu. Dilimi oynatabileceğim bir alan bırakmıyordu.
Başımda mavi ve siyah desenli ipek türbanım vardı. Renkli, büyük başlı toplu iğnelerle saçıma sabitlemiştim. Günter'in siki gibi kalın parmaklarının başımın üzerinde gezindiğini hissediyordum. Gözlerimi kapadım, daha fazla açık kalmasına dayanamadım çünkü. Kalın sike tutunmuş sarı kıllar ağzıma, dudaklarıma batmaya başladığındaysa açtım gözlerimi. Kocamınki gibi sikinin gövdesi temiz değildi. Kıllar ortasından başlıyor, köküne doğru daha sıklaşıp uzuyordu. Kılların kalınlığı da artıyor gibiydi. Ağzımda gidip gelen sikinin uzunluğu ve kalınlığı çoğalıyordu. Ağzımın derinliklerine doğru bastırıyor, parmaklarıyla yanaklarıma dokunup okşuyordu. Nazik ve acelesi olmadan yapıyordu bu işi. Oysa kocam hızlı ve hoyratça yapardı. İstemememin bir sebebi de bu hoyratlığıydı.
Günter sallanmaya başlamıştı. Siki ağzımda ileri geri gidip geliyordu. İyice şişen ve sarı kıllarla kaplı kırmızıya çalan taşakları top gibi sallanıyordu. Türbanım üzerinden başımı okşuyordu durmadan. Ellerim dizlerimin üstünde duruyordum, ama bu halim Günter'in hoşuna gitmemişti. Sikini ağzımdan çıkarıp, "Böyle soğuk durma, sen de katıl, zevk almaya bak. Kimse yok burada, bizi kimse görmez, korkmana gerek yok!" dedi sırıtarak.
"Saçma sapan konuşma, ne yapacaksan yap!" diyerek itirazda bulunduğumda birden surat ifadesi değişip çenemi sıktı sıkıca. "Beni memnun et, yoksa resimleri herkes görür. Böyle durma, hareket et, bana katıl. Beni memnun et!" diyerek geriye itti. Sırtım koltuğun sırtına çarparken, "Yala benim penisi, dilini çıkar yala!" dedi kalkık sikini sallayarak.
Doğrulduktan sonra sağ elimle sikini tuttum. Başımı kaldırıp yüzüne bakmadan sıvazlamaya başladım. Siki parmaklarımın arasında hareket eden canlı bir varlıktı sanki bir yılan gibi oynuyordu. "Dilini çıkar dışarı, öyle yap!" diye direktifte bulununca dilimi uzattım. Sikinin kafasına dilim değerken Günter Almanca anlayamadığım bir şeyler söyledi. Keyif almıştı belli ki. Dilimle sikin kafasına dokunup ufak bir dondurmayı yalıyormuşum gibi yapıyordum. Sağ elimleyse kökünden tutmaya devam ediyordum, bir ara elim taşaklarına çarptı bu sırada. Sertleşmiş ve şişmiş taşağı büyükçe bir yumurta gibiydi.
Siki zaman ilerledikçe sertleşip kalınlaşıyordu. Tek elimle zapt edemez hale geldiğimde sol elimi de kullanmaya başladım. İki elimle kontrol etmeye çalışıyordum sikini. Dilimle kafasını yalarken Günter başımı ve yanaklarımı okşamaya devam ediyordu yine. Sikin kafasındaki alınmamış deriyi geriye sıyırdım, bir sosis gibi yuvarlak başını dillerken anlayamadığım bir nedenle emmeye başladım. Neden yaptığımı çözemedim, ama siki dondurma reklamlarındaki kadınlar gibi emiyordum.
Günter bu hareketimden çok zevk aldığını Almanca, "Jaaa, schön, gut, gut!" diye diye söylenerek gösterdi. Sikin kafasını emdikçe ağzıma daha çok girmeye başlamıştı. Günter sikini ağzıma itelerken bir yandan da ben biraz daha ileri kayarak ağzıma daha çok alır olmuştum. Pembe dudaklarımın arasından ıslak ve sıcak ağız boşluğuma sikinin girmesine müsaade ediyordum. Ağzımda biriken tükürüğüm dudaklarımı ve çenemi ıslatıyordu. Kocaman sik ağzımı doldurmuş onu yutmama engel oluyordu. Sikinin kafası ağzımın içinde sağa sola oynuyordu durmadan.
Nerdeyse yarısı belki daha fazlası ağzımdaydı. Burun deliklerim kocaman olmuşlar, ihtiyacım olan havayı alabilmek için büyümüşlerdi. Bu esnada gözlerimi kaldırıp Günter'e baktım. Çok keyif aldığı, memnun olduğu yüzünün şeklinden belli oluyordu. Sallanan şişkin taşakları ellerime değiyordu. Köydeki ineklerin sütle dolan memeleri gibi olmuşlardı. Sağ elimle siki kontrol etmeye çalışırken sol elimle de taşaklarını tutmaya başladığımda, Günter kahkaha atarak, "Jaaa, gut, gut! "Sen de sevdin, sen çok özel bir kadın!" dedi koca ağzını yaya yaya.
Taşaklarını tutup sıkıyor, aşağı çekiyordum. Kıllı taşakları tek elimle tutamayacağım kadar büyümüştü. Sağ elimle de tutup çekmeye, sıkmaya başladım. Siki tek başına kalmış, sadece ağzımla kontrol eder hale gelmiştim. Kocaman açtığım gözlerim Günter'in üzerindeydi. Başımı ileri geri oynatmaya başlayıp sikini emiyor, ara ara da ısırıyordum. Kalın bir sosis ağzımın içinde gidip geliyordu hiç durmadan. Sikinin kalın gövdesindeki çalı dikeni gibi sarı kıllar narin dudaklarıma batıyordu. Etek tıraşı nedir bilmiyordu Günter, temizlik konusunda sınıfta kalmıştı.
Artık nefes alamayacak duruma geldiğimde kendimi geriye çektim. Sik ağzımdan çıkarken o kadar şeyi nasıl ağzıma aldığıma hayret ettim. Çenemdeki, dudaklarımdaki tükürüğümü sildim ellerimle. Günter sırıtarak, "Sen harika bir kadın, muhteşem!" dedi yanaklarımı okşayıp. Ardından beni ellerimden tutup kaldırdı. Boyu 1,90 vardı, bense 1,72 boyundaydım. Ayağımda kalın yüksek topuklu siyah ayakkabılarım vardı. Gene de benden uzun kalıyordu. Oysa normal boyumla bile kocamdan birkaç santim uzundum, hele ayağımda topuklular varken bu fark daha da artıyordu. Bazen kocamın benden kısa olmasının bana baskı yapmasına sebep olduğunu düşünürdüm.
Günter güçlü elleriyle belimden kavrayıp beni kendine çekerken, "Ne yapıyorsun?" dedim tepki göstererek. "Nein, konuşmak yok!" dedi mavi gözlerini açarak. Ardındansa ağzını kocaman açtı ve ne olduğunu anlayamadan ağzıma yapıştırdı. Kendimi geriye itmeye çalıştım, ama yapamıyordum. İki eliyle sıkı sıkı tutuyordu beni. Ağzıyla emiyordu ağzımı. Bütün hayat enerjimi emmeye çalışıyordu sanki. Kalın kırmızı dudakları kaplamıştı ağzımı. Uzun dilini ağzımın içinde hissettiğimdeyse garip bir duygu kapladı her yanımı. Ne olduğunu tam anlayamadığım, ama nefsimin, içimdeki şeytanın uyanmasına neden olan bir şeydi bu yaptığı.
Hoşuma gitmişti. Evet, hoşuma gitmişti. Yıllardır küllenmiş kadınlık duygularım Günter'in öpmesi ile uyanıvermişti. Kocam beni bir kadın değil, şişme bir bebek gibi görüyordu. Üzerime çıkıp işini görüyor, sonra da yatıyordu. Cinsellikten benim de zevk almam umurunda değildi. Yıllardır ilişkiye zorlamaları, tecavüzleri kadınlığımı öldürmüştü. Ama aslında ölmemişti kadınlığım, küllenmişti. Yeni farkına varıyordum. O küllerin altında yanan bir köz vardı halen. Günter'in küçük bir üflemesi ile küller dağılmış ve köz açığa çıkmıştı. Şimdi yavaş yavaş yanmaya başlamıştı. Bu ateş her yanımı sarıyordu. Vücudum titremeye başlamış, serin bahar günü terlememe sebep olmuştu.
Kocamın yaklaşımı haricinde cinselliği inancım gereği neslin devamı için yapılan bir eylem olarak görmüştüm. Küçük yaşlarımdan beri bana öğretilen bu olmuştu. Kadın şeytandır, cennetten de bir kadın yüzünden kovulduk diye diye kafama sokulmuştu düşünceler. Ama aslında yanlış olduğunu ateş vücudumu sararken anlıyordum. Yada şeytan mı aklımı ve bedenimi ele geçiriyordu?
Günter koca elleriyle bastırıyordu belimden. Dudaklarımı emiyor, dilimi çekmeye adeta yutmaya çalışıyordu. Televizyonda bir kadınla erkeğin öpüşme sahnesi göründüğünde kanalı değiştiren ben, şimdi sünnetsiz bir Hristiyanla sarmaş dolaş öpüşüyordum. Günter'in altta halen dimdik duran ve sallanmakta olan siki ellerime değiyor, çarpıyordu. Günter'in vahşi öpmesi sürerken önce sol elimi ardından sağ elimi siki tutmuş üzerinde gidip gelirken hissettim. Kendi başıma yaptığım bir eylemdi bu. Günter'in kabaran erkekliği ile benim de kadınlığım bir denizin dalgaları gibi kabarmıştı. Sikini iki elimle tutmuş okşuyor, koca ağzıyla beni yutmasına izin veriyordum.
Sonunda Günter kendini geri çekti. "Sen çok güzel bir kadınsın, çok özelsin!" dedi gülerek. Yanaklarımı okşadı. Sözleri karşısında göğsüm kabardı. Utandım, ama hoşuma gitmişti. Kocamın yıllarca bana söylemediği bir şeydi bu dedikleri. Kocamdan iltifat duymak çöle kırmızı kar yağması gibi bir şeydi. Beni aşağılayıp alay etmekti hep yaptığı. Makyaj yapmıyor, çenemdeki ve yanaklarımdaki tüyleri çok sık aldırmıyordum. Kaşlarımı aldırmak da sevdiğim bir şey değildi. Ancak bir düğüne yada nişana davetli olduğumda kuaförün yolunu tutuyordum. Bu da kocamın hoşuna gitmiyor, beni tersleyip azarlıyordu. Ama Günter'in karşısında yanaklarımda ve çenemde alınmamış uzamış siyah tüylü halimle duruyordum. Yüzümde bir gram makyaj yoktu. Kaşlarımı da epey zamandır aldırmamıştım. En doğal halimle duruyordum. Buna rağmen bana güzel bir kadın olduğumu söylüyordu.
Bir süre yanaklarımı tutup gözlerini gözlerime dikti. Sanki gözlerimin içinde bir şey arıyordu. Gözlerimi kaçırmaya çalışıyordum, ama yapamıyordum. Daha doğrusu yapmak istemiyordum. Bu mavi gözlerde yıllardır özlemini çektiğim bir şeyler vardı. Beni içine çekiyordu. Şu an burada bulunmaktan dolayı itiraf etmekte zorlansam da memnundum. Kızımın başına gelen kötü olay kadınlığımın açığa çıkmasına vesile olmuştu.
Koltuğa oturmamı istedi, kendisi de yanıma oturdu. Sırtımı geriye yaslayıp dudaklarımı bu kez nazik bir şekilde öpmeye başladı. Bense sağ elimle kalkık sikini okşuyordum. Öpmelerine karşılık vermeye başlamıştım tüm acemiliğimle. Gözlerim kapalıydı. Elim sikinde, dudaklarım dudaklarındaydı. Kalın ve büyük elleri vücudum üzerinde gezinmeye başladığındaysa bir hoş oldum. Pardesümün üstünden memelerimi sıkıyor, kollarımı okşuyor, alta indirip kalçalarıma bastırıyordu. Az önce onun yaptığı şekilde kalın kırmızı dudaklarını emiyordum. Uzattığı diline dilimle karşılık veriyor, onu kendi ağzımla çekmeye çalışıyordum. Sağ elim sikinin üzerinde gidip geliyor, akıyordu. Sikinin kafası ıslanmıştı. Ağzımın ıslaklığından hariç meniye benzeyen bir sıvıydı bunun sebebi.
Derken kendini geri çekti. Sikini ağzıma almamı istedi tekrar. Yavaşça eğildim ve şişip kalınlaşmış ten rengi sosisi ağzıma aldım yeniden. Başımı kaldırıp indirerek yapıyordum. Sik ağzımın içinde ilerleyip duruyor, kafasına dilimle ufak dokunuşlar yapıyordum. Kıllı kasıklarının arasına sol elimi soktum, taşaklarını avuçladım. Güçlü ve kalın kalçalarını elledim. Elimin altında Günter'in tenini, etini hissediyordum. O ise kendini geriye yaslamış ve başımı okşamaya devam ediyordu. Ara sıra sırtıma kayıyordu eli.
Halen giyinik olmam onu mutlu ediyor gibiydi. Böyle bir şey hiç başıma gelmemişti. Tecavüzler haricinde kocamla cinsel ilişkilerimiz esnasında hep çırılçıplak olurduk. Mutfakta, salonda, yatak odasında hatta kızlarımın odasında bile tecavüze uğramıştım. Hepsinde de normal günlük kıyafetlerim vardı üzerimde. Kocam kendi anne babasının evinde, köyde annemlerin evinde bile tecavüz etmişti bana. Ama şimdi giyinik olsam da tecavüze uğramıyordum. Benimle sevişen bir erkek vardı yanımda.
Bu işe başlayalı ne kadar olmuştu bilmiyorum, ama geçen zamana rağmen Günter'in siki sertliğini koruyor, erkenden boşalma sıkıntısı çekmiyordu. Oysa kocamın yatakta bile bir dakika sürmeden, sikini içime sokmadan boşaldığı olurdu. Tecavüz ettiği zamanlardaysa külotuma, eteğime, üstüme başıma boşaldığı çok olmuştu.
Günter'in siki ağzımı dolduruyor, ama halen dışarıda bir parçası kalıyordu. O kalan parçayı da alabilmek için ağzımı daha çok açıyordum. Ama başaramıyordum. Bunu neden yapamadığımı anladığımda kalktım ayağa, Günter'in bacaklarının arasında eğildim dizlerimin üzerine. Şimdi daha rahat edebileceğim bir şekle gelmiştim. Sallanan siki kavradım ve bakışları arasında yeniden ağzıma soktum. Bu kez hiçbir parçası dışarıda kalmadan tamamen ağzıma girmişti. Kıllı kasıklarına, taşaklarına kadar almıştım ağzıma. Günter'den gelen iniltiler ve aralarda anlamadığım Almanca sözler arasında gırtlağıma kadar almıştım haşmetli siki.
Yavaşça kaldırdım başımı. Sik ağzımdan çıkar çıkmaz sağa sola oynadı tıpkı bir hacıyatmaz gibi. İşaret ederek bacaklarını ayırmasını istedim. Kıllı kasıklarını, şişkin taşaklarını emmeye, yalamaya ve ağzıma almaya başladım bu sefer. Günter'in sesleri çatı katını dolduruyordu. Güçlü kalçalarını, uyluklarını bile emiyor, yalıyordum. Kadınlığım yıllar süren derin uykusundan uyanmıştı artık...
🇬🇧 READ THE STORY IN ENGLISH
Yo, my name's Marziye. I'm 37, mother of three daughters. I came to Germany from Turkey when I was young as a bride. My husband was my aunt's son, born and raised here. Never could get used to this fucking place, never loved it. Couldn't adapt for shit. That caused tension in the marriage. At first I'd visit Turkey every few months to see my parents, but after popping out three kids back-to-back, that stopped too.
While my husband and his family kept pressuring me, the beatings started. Every few days he'd slap my face over some bullshit excuse. We lived in the same building as my in-laws, them upstairs, us downstairs. I didn't speak German, they wouldn't even let me go outside alone. Had nowhere to go. Under constant fucking pressure. Only thing keeping me alive was my kids. Divorce wasn't an option. Our traditions say a daughter-in-law only returns to her father's house in a coffin. If I divorced and went back to Turkey, nobody would look me in the eye, wouldn't give me a drop of water or a slice of bread.
I was a covered, religious woman, but my husband was a drunk who sometimes used drugs. Not enough that he drank outside, he'd drink at home too, popping pills from his pocket. After putting the girls to bed, he'd force me to sit with him and drink. When I'd press my lips tight and refuse, he'd slap my face hard. When I told my mother-in-law and father-in-law about this, they'd say "Be a proper woman and keep your husband home, don't come to us with these complaints!" They knew exactly what their son was but kept quiet because he earned good money.
Wasn't just the drinking and drugs. Had bedroom problems too. From the start, my husband wanted to fuck me in the ass. A few times when he tried to force anal, I'd run and lock myself in the bathroom. Embarrassed as hell, I told my mother-in-law about it, and she snapped at me: "Just give him your ass, why you refusing? Even your mother in the village gives her ass. Is your ass made of gold, you hiding diamonds up there?" She even said she lets her husband do her in the ass, no shame at all.
Marital rape was routine. He'd take me by force even when I was sick or on my period. A few times my oldest daughter caught us. She watched her father raping me. But thanks to my strong resistance, he never got to do anal all those years. My father-in-law's harassment was another fucked up story I was ashamed to mention. When my mother-in-law wasn't home, he'd corner me, groping my tits and ass. A few times he "accidentally" walked in while I was showering. Once when my mother-in-law was in Turkey and he was sick, he asked me to wash him. When I told my husband I didn't want to, he got pissed: "That's your father, what you mean you won't wash him!" He forced me into the bathroom, made me touch my father-in-law's naked body, soap him up and wash him while watching with a fucking grin. Didn't say shit about me touching his own father's dick...
Years passed like this, my daughters grew up. The oldest, Hande, turned 18. Going to high school. A pretty girl who liked dressing fancy and doing makeup, nothing like me. Naturally had boyfriends. That's why we couldn't get along. She was closer to her dad. Always had her phone in her hand. Since I barely knew German, couldn't understand her phone conversations, but my middle daughter said she was talking dirty. I thought she was lying because they didn't get along, but one day I saw shit on her phone that proved she was telling the truth...
Hande was showering, her phone was on the bed. WhatsApp messages started coming in. Curious, I grabbed it. Pictures of some guy's dick. And my daughter had sent her own naked pics back. They'd been talking in German. My hands started shaking. Burst into the bathroom, grabbed her by the hair. Lost my mind beating her. My other daughters pulled her away from me. Her face was covered in blood. My in-laws ran over. Couldn't tell them why I beat her, they'd beat her worse. Said we argued, she cursed me, I couldn't take it and hit her. They believed me.
When my husband came home that evening, I said the same thing. But not knowing the real reason, he beat me saying "How dare you hit my daughter!" I took the same beating I gave my daughter. But I was used to beatings by then, so didn't care. Told Hande to delete those pics from her phone, never see that guy again, or I'd tell her father the truth.
She did what I said, but a few weeks later came to me looking devastated. Said the guy wanted to fuck her, threatened to post her naked pics online and send them to her dad if she refused. "Didn't you delete those pics, girl?" I asked. "I did mom, but they're still on his phone!" she cried.
I sucked at technology. Thought deleting them from her phone meant they were gone. Wanted to grab her hair and beat her again, but no point now. She was crying at my feet: "Please mom, don't tell dad, please, nobody should know mom, please!" The guy's name was Günter, she met him through a German friend. This Günter wanted to fuck my daughter. Otherwise he'd post the pics online and send them to my husband. Had to do something. Couldn't go to German police. Shit would come out, maybe my daughter would become a victim of honor killing. Had to solve this quietly. My husband and his family shouldn't know. I had to do it.
My plan was to give this guy a few hundred Euros I'd saved without my husband knowing, pay him off to leave us alone. Told my daughter "Say you want to meet Günter, let's meet and talk together!" She said "Okay mom!" She called him right next to me. They were speaking German, when the conversation got heated I asked "What happened girl, what's this guy saying?" "I'm saying let's meet at a cafe, but he's insisting we go to his place!" she said. Reluctantly I said "Okay, but tell him your mom's coming too!" After she told him, he said "He won't accept!" "What you mean he won't accept?" I said angrily. "Either you come alone, or your mom comes alone. Don't come together!" When she said this I was fucking furious, but I'd already gone past the point of no return.
Couldn't send my daughter alone to this guy's house. "Okay, tell him your mom's coming to talk to you!" When she translated my words, then said "Okay he accepted!" and hung up. "But how will I talk to this guy, my German is shit!" I said. Hande said Günter knew Turkish, I wouldn't have trouble communicating. "How did this infidel learn Turkish?" I asked. "Mom there are millions of Turks in Germany. Plus Günter goes to Turkey every summer for vacation, that's how he learned!" she answered.
Next day I went out with Hande. Günter's apartment was on the top floor of a big old building. While I entered the building, Hande would wait at one of the nearby cafes. As the elevator went up, my excitement grew, my heart was pounding. I was flushed, sweating. Finally the elevator stopped. Climbed a few stairs, reached his door, rang the bell. While hearing footsteps from inside, my hands and feet were shaking. The door opened a bit later. A blonde, tall, athletic guy around my age was at the door.
When he said welcome in German, I went inside. When he reached out his hand I looked at him sideways and didn't shake it. He pulled his hand back like he understood why. He asked me to sit on the couch, sat across from me. Günter knew Turkish like Hande said. "I have many Turkish friends, I always go to Turkey for vacations. I love it there!" When he said this, "Cut the crap. What do you want from my daughter? You have no shame hitting on a girl that age? Don't you know you're committing a crime? Isn't this shameful?" I said. "Whoa, whoa, wait a minute. Hande's 18. She's an adult now. You can't interfere with her!" he replied.
"Look, I'm her mother. I can interfere so much your head spins. You'll delete those pics right now!" I said, then opened my bag and pulled out 500 Euros. "Here, take this money and leave my daughter alone, okay? Delete those pics now!" He laughed and said "You misunderstood me, I don't want money, I have money!" "Look Günter or whatever your name is, take this money and let's close this matter. Leave my daughter alone, delete those pics, let's never see each other again. Okay? If I tell my husband he'll kill you. That's why I came myself. Take this money, delete those pics!" I said, pushing the money toward him. I even pulled out another 200 Euros and put it down.
Günter said "I'm not saying anything else, I want to make a deal too. But I don't want money, I told you. Hande's an adult now. Even if you go to police they can't do shit. You'll be the criminal. Your husband can't do anything either. This is Germany, not Turkey," grinning. While my anger grew, I said the same words again but softer this time. Like they say, sweet tongue pulls the snake from its hole, I thought I could convince Günter. But Günter kept grinning sleazily while I talked. Still, he listened to my words silently.
When I finished talking, Günter said "I wanted to be with Hande, but I changed my mind!" A great joy filled me. But then immediately after, "I want you!" he said, and I went fucking crazy. "Are your ears hearing what you're saying!" I shouted, and he laughed, grabbing both his ears and shaking them. "Hearing, both working fine!" he said with a disgusting grin. I was in shock. Boiling water was pouring over my head. I was in shock. I cursed, but my curses didn't affect Günter at all.
Günter said "I made my offer. If you're with me, I'll leave you alone. Won't see you again. But if you say no, object, that's on you. I'll post them online right now, write 'Turkish-German Hande' on them. All your relatives will see. I'll go to your husband's workplace and show everyone!" with a disgusting laugh. He was holding his phone, showing me the screen. My daughter's naked pics were on it. I jumped up to grab the phone from his hand, but he caught my arm in mid-air and threw me back onto the couch with great force.
Grinning sleazily, he kept shaking the phone showing my daughter's pics. I was like a mouse in a trap. My daughter's future depended on my decision. My brain felt empty. Couldn't think of anything. My hands and feet were frozen. Tears started flowing from my eyes. I was being asked to pay the price for my daughter's ignorant mistake. Maybe this was written in my fate, I was someone who believed in fate. Couldn't think otherwise.
Minutes later, wiping my tears, "Okay, but you'll delete the pics, and never bother us again!" I said. Günter said "Okay, I promise, I'll do what I said. But you'll do it too. I love covered Turkish women like you. Very curious, you become so beautiful!" with his painful smile. My chest was heaving violently. "This stays between us, you won't tell anyone. If something like that happens I'll stab you full of holes!" I said. "Ooh, you're very angry but that makes you more beautiful. You're such a beautiful woman, your husband's so lucky. But don't worry, I won't tell anyone. Nobody will know, I promise you!" he said, trying to put a serious expression on his face and voice.
Then Günter dropped his pants zipper and belt. As his pants fell to his ankles, "Are you fucking crazy, what are you doing?" I said, but Günter ignored me and pulled down his underwear too. His thick, uncut dick hanging down to his groin was in front of me. His balls and groin were covered in yellow hair. Anger, shame, fear, every kind of dirty and low feeling was filling me. The thing I'd seen in pictures on my daughter's phone was now alive and bloody in front of me. "Don't you have a bedroom in this house?" I said. "No, my house is small, I sleep on this couch!" he said, swinging his dick.
Since it was an attic floor, you couldn't see the opposite houses from the windows, only the cloudy sky, but this situation stressed me out since I only had sex at night. I still had my clothes on. When I got up to take off my overcoat, "Nein, don't take it off, it's more beautiful this way, more sexy!" Günter said. I sat back on the couch. Günter came in front of me and swung his dick again. Thick, uncut dick looked like a sausage. The skin on its head was going back and forth, the hole at the tip appearing and disappearing.
When I slowly opened my mouth, he grabbed his dick from the tip and put it in my mouth. After my husband's and father-in-law's dicks, another man's dick was touching my body for the first time in my life. I was a novice at this. In 19 years of marriage with my husband, we didn't do this much. Actually when he wanted it, I'd refuse and not do it. Didn't enjoy it much. Compared to my husband's circumcised short thick dick, Günter's was longer and thicker. I was feeling the back-and-forth movements of his dick between my lips.
My teeth were hitting the head of his dick, my teeth weren't letting it go deeper into my mouth, but when Günter said "Open your mouth, open your teeth!" I did what he said. A warm, thick sausage started sliding in through my parted teeth. I was moving my tongue right and left trying to escape, but Günter's thick dick was filling my mouth. Wasn't leaving any area where I could move my tongue.
I had a blue and black patterned silk turban on my head. I'd pinned it to my hair with large colorful pins. I was feeling Günter's thick fingers like his dick wandering over my head. I closed my eyes, couldn't stand keeping them open anymore. When the thick yellow hairs attached to his dick started stabbing into my mouth, my lips, I opened my eyes. Unlike my husband's, the body of his dick wasn't clean. The hairs started from the middle, getting denser and longer toward the root. The thickness of the hairs seemed to increase too. The length and thickness of the dick going in and out of my mouth was increasing. He was pressing toward the depths of my mouth, touching my cheeks with his fingers and caressing them. He was doing this gently and without rush. Whereas my husband would do it fast and roughly. One reason I didn't want it was this brutality.
Günter had started swaying. His dick was going back and forth in my mouth. His swollen, yellow-haired, reddish balls were swinging like balls. He kept caressing my head over my turban nonstop. My hands were on my knees, but this posture didn't please Günter. He pulled his dick from my mouth and said "Don't stand so cold like this, join in, try to enjoy it. Nobody's here, nobody will see us, no need to be afraid!" grinning.
"Don't talk nonsense, do what you're gonna do!" When I objected, his face expression suddenly changed and he squeezed my chin hard. "Please me, or everyone sees the pics. Don't stand like this, move, join me. Please me!" he said pushing me back. As my back hit the couch back, "Lick my penis, stick out your tongue and lick!" he said swinging his hard dick.
After straightening up, I grabbed his dick with my right hand. I lifted my head and without looking at his face started stroking. His dick was like a living creature moving between my fingers, like a snake wriggling. "Stick your tongue out, do it like that!" When he gave the order, I stuck my tongue out. When my tongue touched the head of his dick, Günter said something in German I couldn't understand. He was clearly enjoying it. I was touching the head of his dick with my tongue, doing it like I was licking a small ice cream. I kept holding it from the root with my right hand, once my hand hit his balls during this. His hardened, swollen ball was like a big egg.
As time passed, his dick was getting harder and thicker. When I couldn't control it with one hand, I started using my left hand too. I was trying to control his dick with both hands. While licking the head with my tongue, Günter kept caressing my head and cheeks. When I pulled back the unremoved skin on the head of his dick with my right hand, and licked the round head like a sausage, for some reason I couldn't understand I started sucking. Why I did this I couldn't figure out, but I was sucking the dick like the women in ice cream commercials.
Günter showed he enjoyed this movement very much by saying "Jaaa, schön, gut, gut!" As I sucked the head of his dick, it started entering my mouth more. While Günter was pushing his dick into my mouth, I was also sliding forward a bit and taking more into my mouth. My accumulated saliva was wetting my lips and chin. The giant dick had filled my mouth, preventing me from swallowing it. The head of the dick was moving left and right inside my mouth constantly.
Almost half, maybe more was in my mouth. My nostrils had grown large, having enlarged to get the air I needed. During this, I lifted my eyes and looked at Günter. It was obvious from the shape of his face that he was enjoying it very much, that he was pleased. His swinging swollen balls were hitting my hands. They'd become like the milk-filled udders of cows in the village. When I grabbed his balls with my left hand while trying to control his dick with my right, Günter laughed and said "Jaaa, gut, gut! You liked it too, you're a very special woman!" with his big mouth gaping
I was grabbing, squeezing, and pulling down his balls. His hairy balls had grown too big to hold with one hand. I grabbed them with my right hand too, started pulling and squeezing. His dick was left alone, I could only control it with my mouth. My wide open eyes were on Günter. I started moving my head back and forth, sucking his dick, occasionally biting too. A thick sausage was going in and out of my mouth nonstop. The yellow hairs like thorn bushes on the thick body of the dick were stabbing my delicate lips. Günter didn't know what a trim was, he'd failed in cleanliness.
When I reached a point where I couldn't breathe anymore, I pulled myself back. As the dick came out of my mouth, I was amazed at how much I'd taken into my mouth. I wiped the saliva on my chin and lips with my hands. Günter grinned saying "You're a wonderful woman, magnificent!" and caressed my cheeks. Then he grabbed my hands and lifted me up. He was about 6'3", while I was 5'8". I had thick high-heeled black shoes on. Still he was taller than me. Whereas normally I was a few inches taller than my husband, especially with heels on the difference increased even more. Sometimes I thought my husband being shorter than me caused him to pressure me.
Günter grabbed my waist with his strong hands and pulled me to him, "What are you doing?" I said reacting. "Nein, no talking!" he said opening his blue eyes wide. Then he opened his mouth wide and before I could understand what was happening, he stuck it to my mouth. I tried to push myself back, but couldn't. He was holding me tight with both hands. He was sucking my mouth with his mouth. Like he was trying to suck all my life energy. His thick red lips had covered my mouth. When I felt his long tongue inside my mouth, a strange feeling covered everywhere. Something I couldn't fully understand, but something that caused the awakening of my lust, the devil inside me.
I liked it. Yes, I liked it. My womanly feelings that had been dormant for years had awakened with Günter's kiss. My husband didn't see me as a woman but as an inflatable doll. He'd get on me, do his business, then lie down. Didn't care if I enjoyed sexuality either. Years of forced sex, rapes had killed my womanhood. But actually it hadn't died, it had gone dormant. I was just realizing now. Under those ashes there was still a burning ember. With Günter's small blow the ashes had scattered and the ember was revealed. Now it was slowly starting to burn. This fire was surrounding everywhere. My body had started trembling, causing me to sweat on a cool spring day.
My husband's approach aside, I'd seen sexuality as an act for continuing the lineage because of my faith. That's what I'd been taught since I was little. Woman is devil, we were kicked out of heaven because of a woman, they'd drilled this into my head. But I was understanding it was wrong as the fire surrounded my body. Or was the devil taking over my mind and body?
Günter was pressing on my waist with his big hands. He was sucking my lips, trying to pull and almost swallow my tongue. While Günter's wild kissing continued, I felt his still hard and swinging dick hitting and bumping against my hands. While Günter's savage kissing continued, first my left hand then my right hand had grabbed his dick and was moving on it. It was an action I did on my own. Günter's swelling manhood and my womanhood had swollen like waves of an ocean. I was holding his dick with both hands, stroking it, allowing his big mouth to swallow me.
Finally Günter pulled himself back. "You're such a beautiful woman, so special!" he said laughing. He caressed my cheeks. My chest swelled at his words. I was embarrassed, but I liked it. This was something my husband hadn't said to me in years. Hearing compliments from my husband was like red snow falling in the desert. He'd always mock and belittle me. I didn't do makeup, didn't wax the hairs on my chin and cheeks too often. Plucking my eyebrows wasn't something I liked either. Only when invited to a wedding or engagement would I go to the hairdresser. This didn't please my husband, he'd get pissed and scold me. But I was standing in front of Günter with my unremoved black hairs grown on my cheeks and chin. Not a gram of makeup on my face. Hadn't plucked my eyebrows in a long time. I was standing in my most natural state. Despite this, he was telling me I was a beautiful woman.
For a while he held my cheeks and stared into my eyes. Like he was looking for something inside my eyes. I was trying to look away, but couldn't. Actually I didn't want to. There was something in these blue eyes that I'd been missing for years. They were pulling me in. Though I had difficulty admitting I was pleased to be here right now, I was satisfied. The bad thing that happened to my daughter had caused my womanhood to come out.
He asked me to sit on the couch, sat next to me. I leaned my back back and he started kissing my lips gently this time. Meanwhile I was stroking his hard dick with my right hand. I'd started responding to his kisses with all my inexperience. My eyes were closed. My hand on his dick, my lips on his lips. When his thick and big hands started wandering over my body, I felt a pleasant sensation. He was squeezing my tits over my overcoat, caressing my arms, going down and pressing on my ass. I was sucking his thick red lips like he'd done before. I was responding to his extended tongue with my tongue, trying to pull him into my own mouth. My right hand was sliding on his dick, flowing. The head of his dick was wet. Besides the wetness of my mouth, it was a liquid resembling cum causing this.
Then he pulled himself back. He asked me to take his dick in my mouth again. I slowly bent down and took the swollen, thickened flesh-colored sausage in my mouth again. I was doing it by lifting and lowering my head. The dick was advancing into my mouth, stopping, I was making small touches to its head with my tongue. I stuck my left hand between his hairy groin, cupped his balls. I felt his strong, thick ass. I was feeling Günter's skin, his flesh under my hand. Meanwhile he had leaned back and continued caressing my head. Occasionally his hand would slide to my back.
Still being dressed seemed to make him happy. I'd never experienced such a thing. Except for rapes, when I had sexual relations with my husband we'd always be completely naked. In the kitchen, living room, bedroom, even in my daughters' room I'd been raped. I always had my normal daily clothes on. My husband had raped me in his parents' house, in my parents' house in the village. But now even though I was dressed, I wasn't being raped. There was a man making love to me beside me.
I don't know how long this had been going on, but despite the time passing, Günter's dick was maintaining its hardness, didn't have premature ejaculation problems. Whereas my husband would cum in less than a minute even in bed, before putting his dick inside me. During rapes he'd often cum on my panties, skirt, all over my face and head.
Günter's dick was filling my mouth, but still a part remained outside. To take that remaining part too, I was opening my mouth wider. But couldn't succeed. When I understood why I couldn't do this, I got up, bent between Günter's legs on my knees. Now I'd come to a position where I could be more comfortable. I grabbed his swinging dick and put it back in my mouth between his gazes. This time nothing remained outside, it had completely entered my mouth. Until his hairy groin, his balls, I'd taken the majestic dick into my mouth. Between Günter's moans and German words I couldn't understand in between, I'd taken the mighty dick to my throat.
I slowly lifted my head. As soon as the dick came out of my mouth, it swayed left and right just like a roly-poly toy. I gestured for him to spread his legs. This time I started sucking, licking, and taking his hairy groin, his swollen balls into my mouth. Günter's sounds were filling the attic floor. I was even sucking and licking his strong ass, his thighs. My womanhood had awakened from years of deep sleep...2.Bölüm : Kocama Vermediğim Götümü Alman Sikti 2 / The German Took My Ass 2
3.Bölüm : Kocama Vermediğim Götümü Alman Sikti 3 / The German Took My Ass 3
0 Yorumlar